KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/669 E., 2012/21828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/09/2011
- Numarası
- 2011/902-2011/1018
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (J. V,n) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof. Dr. Baki Kuru icra ve iflas Hukuku EI Kitabı 2004 bas. Sahife 137 HGK. nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12¬574 E 2003/564 K. sayılı içtihadı).
Borçlar Kanunu'nun 520.maddesine göre adi ortaklığın hükmü şahsiyeti bulunmadığından aktif veya pasif taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle icra takibinde adi ortakların ayrı ayrı gösterilmesi ve ayrı ayrı ödeme emri tebliği gerekmekte olup, taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık adına tek bir ödeme emri tebliğe çıkarılarak takip yapılması usulsüzdür. Ehliyetle ilgili bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan İİK.nun 16/2.maddesi gereğince süresiz şikayet hakkı vardır. Ancak bunun için adi ortaklığı oluşturan ortaklardan herhangi birinin icra mahkemesine başvurması zorunludur.
Somut olayda icra mahkemesine başvuranın adi ortaklık olduğu görülmektedir.
O halde mahkemece adi ortaklık adına yapılan başvurunun aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi yerine bu husus göz ardı edilerek şikayetin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/669, K. 2012/21828, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama