KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/12524 E., 2015/25404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 05/02/2015
- Numarası
- 2014/590-2015/71
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı, borçlunun icra mahkmesine başvurusunda; imzaya itiraz ettiği, alacaklı vekilinin davayı kabul ettiği, mahkemece, alacaklı vekili davayı kabul ettiğinden, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklı aleyhine % 20 oranında tazminata ve %10 oranında para cezasına hükmedildiği, alacaklı vekili tarafından hükmün tazminat ve para cezası yönunden temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 170. maddesinde imzaya itirazın hangi usul ve esaslar dahilinde inceleneceği belirtilmiştir. Buna göre imzaya itirazın kabulünde İİK'nun 170. maddesi yollaması ile 68/a maddesi uyarınca yapılan inceleme neticesinde tazminata hükmedileceği belirtilmiştir.
Somut olayda ise, yukarıda anılan İİK 170 ve 68/a maddeleri uyarınca imza incelemesi yapılmadığı ve alacakı vekili tarafından dava kabul ediliğinden, imzaya itirazın kabul edildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi doğru ise de, İİK.'nun 170 ve 68/a maddelerine göre inceleme yapılmadığından yazılı şekilde tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına karar vermek gerekir ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün tazminat ve para cezasına ilişkin kısmının çıkartılıp bu şekilde onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/12524, K. 2015/25404, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama