KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/2206 E., 2015/12462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi hakkında yapılan takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun taşınmazına haciz konulduğu, borçlunun süresinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda taşınmazın haline münasip olduğundan bahisle haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun, daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi kredi sözleşmelerine dayalı olarak tesis edilmiş zorunlu ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller.
Somut olayda; şikayete konu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, haciz tarihinden önce 10.09.1999 tarihli bir ipoteğin mevcut olduğu görülmekte olup; bu durumda mahkemece anılan banka lehine tesis edilen ipotek akit tablosu getirtilerek yukarıda belirtilen zorunlu ipoteklerden olup olmadığı, ve haciz tarihinde ipotek borcunun ödenip ödenmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/2206, K. 2015/12462, 5 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama