KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/4304 E., 2024/2911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ve ipotek verenlerin icra mahkemesine başvurusunda, hesap kat ihtarnameleri tebliğlerinin usulsüz olduğu, borcun muaccel olmadığı iddiası ile takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince, kat ihtarnamelerinin usule uygun tebliğ edildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği,
kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/347 E sayılı dosyasında kat ihtarları tebliğ edilmediği gerekçesi ile icra emirlerinin iptaline karar verilmiş olmasının niteliği itibari ile o takipte takip şartının bulunmadığı sonucunu da doğurduğu gerekçesi ile borçluların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile icra emirlerinin iptaline karar verildiği anılan karara karşı alacaklının temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
İİK’nın 150/ı maddesinde. “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta,
uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar.
Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikâyette bulunmak hakkı saklıdır...” hükmüne, İİK 68/b-2 maddesinde ise, "... sözleşmede gösterilen adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur;
yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu maddeler, uygun ihtar tebliğ edildiğinde veya tebliğ edilmiş sayıldığında takip dayanağı ipotek akit tablosu limit ipoteği olsa dahi ipotekli takibin ilamlı takip olarak yapılabileceğini, bir başka anlatımla ihtarın maddelerde yazılan koşullarda yapılmış olmasının takibin ilamlı yolla yapılmasının şartı olduğunu göstermektedir.
Somut olayda, İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/13408 Esas sayılı dosyasında alacaklı davalı tarafından borçlu davacılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, düzenlenen 31/10/2018 tarihli icra emirlerinin İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/347 E. - 2020/357 K. sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, alacaklı vekilinin icra emirlerinin iptal kararı gereği borçlulara ihtarname keşide edilerek aynı takip dosyasından düzenlenen 06/10/2020 tarihli icra emrinin borçlular vekiline 11/10/2020'de tebliğ edildiği görülmüştür.
İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/347 E. - 2020/357 K. sayılı ve 11/08/2020 tarihinde kesinleşmiş kararı ile davacı ...'a yöntemine uygun hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediği gerekçesi ile icra emirlerinin iptaline karar verilmiş olması niteliği itibariyle o tarihte takip şartının bulunmadığı sonucunu da içermekte olduğundan aynı takipte borçlulara ihtarname keşide edilerek icra emri gönderilemez.
Bu durumda alacaklının temyiz talebinde icra emrinin iptali halinde bundan sonra başlatılacak her takibin bu takip ile mükerrer olacağı öncelikle şikayetin reddine karar verilmesini, şikayetin kabulü halinde ise icra emrinin değil takibin iptaline karar verilmesi gerektiğine ilişkin beyanı da gözetildiğinde takip şartı bulunmadığından takibin iptali gerekir.
Alacaklı bankanın İİK’nın 150/ı maddesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabilmesi kat ihtarının tebliğine bağlı olup bu husus takip şartıdır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçi borçluların yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği şikayetlerinin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde icra emrinin iptali ile yetinilmesi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4304, K. 2024/2911, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama