KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/8685 E., 2006/12859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...’nin arsalarını konut yapılmak üzere ortak kuruluşu olduğu diğer davalı şirket aracılığı ile, arsa tahsis edilmesi uygulaması başlattığını ve kendisinin 1 nolu parselin tahsisi için müracaatta bulunarak, arsa tahsisi bedeli 60.000.000 TL. nı 7.2.1991 tarihinde ödediğini, ancak tapu devrinin verilmediğini ileri sürerek, 1 nolu parselin adına tesciline, ya da fazla hakları saklı kalarak arsanın rayiç değeri 1.000 YTL.nın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 12.927,30 YTL.nın ifanın imkansız hale geldiği 29.3.2001 tarihinden değişen yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Şirketinin tüm, davalı ...’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının dava açılmadan önce davalıyı ihtar çekerek mütemerrit duruma düşürdüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle davacı 1.000 YTL. lik talebi için ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebilir.
3- Davacı dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 1.000 YTL’nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında 20.12.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini arttırarak, toplam 23.964,37 YTL’ye çıkartmıştır. Kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir.
Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, tüm alacağa ifanın imkansız hale geldiği tarih olarak kabul edilen 29.3.2001 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/8685, K. 2006/12859, 2 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama