KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/10990 E., 2008/1145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalılara ait taşınmazları yarıcı olarak ürünün 1/2'sinin kendisine bırakılması koşuluyla işlediğini,2003 yılı ürününü davalılara ait depoya indirdiğini,daha önce tarlaların ekime hazırlanmasını söyledikleri halde,aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle tarlaları işlemekten men edildiğini,depoya bırakılan 109.640 kg buğdayın yarısının kendisine ait olup bedelinin 19.899.660.000 TL olduğunu,depoda 7500 kg tohumluk ilaçlı buğdayın da kendisine ait ve 4.500.000.000 TL fiyatının olduğunu,yeni ürün ekimi için 6.375.000.000 TL masraf yaptığını ileri sürerek, toplam 30.774.660.000 TL’nin yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar,davanın reddini savunmuş,karşılık davaları ile de,ayçiçek ürünü fark ödemesinin 1/2’ si 413.593.025 TL ile 2002-2003 dönemi için yapılan tohumluk gübre,ilaçlama ve mazot giderlerinin 1/2 kısmı olan 3 milyar TL’nin yasal faiziyle davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece her iki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, 109.640 kg buğdayın yarısının kendisine olduğunu, belirterek bedelinin tahsili istemiyle dava açmıştır.Mahkemece depoda bulunan buğdayın 15.10.2003 tarihli müstahsil makbuzuna göre 111.840 kg olduğu hesaplanarak sonucuna göre karar verilmiştir.Davacının talebinden daha fazla bir miktar olarak hesaplama yapılması ve mahkemece de bu miktar üzerinden karar verilmesi doğru değildir,bu nedenle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/10990, K. 2008/1145, 30 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama