KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15366 E., 2008/247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... ... ile davalı vekili avukat ... Pehlevi Şat'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalılar ... ve ... ... ile bunların murisleri olan ...7nun kendisini vekil tayin ettiklerini, davalılara ait 1648 parselin imar uygulamasının iptali için idare mahkemesinde dava açarak olumlu sonuçlandırdığını bu ... için kararlaştırılan 200.000 DM.ın ödenmesi gerektiğini, ayrıca yine bu davalılara ait 1657 ada 2 numaralı parselinde davalılar adına tescilini sağlaması nedeniyle 200.000 DM daha ödemesi gerektiğini ileri sürerek 400.000 DM alacağından fazlası saklı kalmak üzere 65.400 DM. karşılığı 50.000,00 YTL.nın tahsilini istemiştir.
Davalılar zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının tarafları konusu ve sebebi olan daha önceki açtığı davadan feragat ettiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının daha önce açtığı davadaki haktan değil, davadan feragat edilmesi nedeniyle kesin hüküm oluşturmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 7.598,45 YTL.nın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı avukatın Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/263 esas sayılı davasında açtığı davada, dosyasındaki davalıları davalı olarak göstererek 400.000 DM ücret alacağından fazlaya dair hakları saklı tutarak 110.810 DM karşılığı 100.000,00 YTL.nın tahsilini talep ve dava ettiği, ancak 15.4.2005 tarihli dilekçe ile davasından feragat ettiğini beyan ettiği ve 1.6.2005 tarihli duruşmada da davacı asılın davadan feragat ettiğini bildirerek beyanını imzası ile onayladığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki önceki davadaki dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilmesinden önce dahi olsa davacının davasından feragati geçerlidir. Kaldı ki 1.6.2005 tarihli duruşmada da davacı asıl davadan feragat ettiğini bildirmiş ve dava feragat nedeniyle reddedilmiştir.
Davacının az yukarıda anılan dava dosyasındaki feragati kendisini bağlayıcı nitelikte olup, bu feragat davadan ve dava konusunu oluşturan haktan feragat niteliğinde olduğu, için eldeki dava içinde kesin hüküm oluşturduğu gibi, eldeki davanın da görülmesine engel teşkil eder. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-(2) numaralı bentte belirtilen bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15366, K. 2008/247, 14 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama