KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1061 E., 2008/7750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, adına kayıtlı dava konusu aracını 2.12.1991 tarihinde Noter satış senedi ile davalıya sattığını, ancak davalının aracı teslim almasına rağmen bir türlü aracın Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden adına tescilini yaptırmadığını,bu nedenle araç için verilen cezalar i ile vergilerin tarafına gönderildiği mağduriyetinin giderilmesi bakımından aracın mülkiyetinin davalıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının talebi olumlu tespit davası olarak nitelendirilerek, hukukumuzda böyle bir dava açılmasına olanak tanıyan yasal düzenleme bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm ,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ,2.12.1991 tarihli Noter satış sözleşmesi ile davalıya sattığı dava konusu aracın, davalıya teslim edildiği halde davalının tescilini üzer!ne almadığından araç ile ilgili vergi ve cezaları ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, aracın mülkiyetinin davalıya ait olduğunun tespiti istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davacı ile davalı arasında trafikte kayıtlı aracın satışına ilişkin 2.12.1991 tarihli Noterde tanzim edilen sözleşme, 2918sayılı yasanın 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapıldığından geçerlidir. Buna göre, noter satış senedi ile aracın mülkiyeti davalıya geçmiş ve davalının bu belge ile Trafik sicilinde aracı adına kaydettirmesi gerekirken, bu yükümlülüğü yerine getirmediği ve davacının bu tescil nedeniyle bir takım yükümlülükler
2008/1061-7750
aldığı anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesi gereğince aracın malikinin davalı olduğunun tespiti şeklindeki karar, davacıya bu kararla Trafik siciline mevcut satışını işlemeyi sağlayacağından, davacının bu davayı açmada hukuki yararı olduğunu da gösterdiğinden, mahkemece işin esasına girilerek, araç mülkiyetinin davalıya geçtiğinin tesbitine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1061, K. 2008/7750, 4 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama