KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14808 E., 2009/7038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının imzalamış olduğu 1.1.2004 tarihli sözleşme gereğince 31.10.2006 tarihine kadar ikinci pilot olarak çalışmayı taahhüt etmesine rağmen, 1.11.2004 tarihinden itibaren sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, bu durumda sözleşmeye göre 30.000 Dolar ve 1500 Euro cezai şart ve 4333 Dolar da eğitim tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, anılan miktarların akdin feshinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizleriyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 10.000 Doların dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, fazla talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı şirket, dava konusu alacağın tahsili için davadan önce 7.12.2004 tarihinde davalıya ihtar göndererek davalıyı temerrüde düşürmüştür. Bu durumda ihtarın tebliğ tarihi olan 13.12.2004 tarihine, ihtarda verilen 15 günlük sürenin de ilavesi ile 29.12.2004 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle, mahkemece hükmedilen alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken,
2008/14808-7038
yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14808, K. 2009/7038, 25 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama