KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2928 E., 2008/8014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... 'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan haricen düzenlenen sözleşme ile satın aldığı aracın trafikte devrinin yapılmadığını, ödediği bedelin iadesi için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aracın iade edilmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “aracın iade edilmediği” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen ilk hüküm, Dairemizce “aracın iadesi ile ödenen bedelin tahsiline” karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davanın kabulüne, itirazın iptaline, 12.000,00 YTL asıl alacak üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, davaya konu aracın davalıya iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/2928-8014
2-Dava konusu aracın davacı alıcının elinde olduğu sabit olup, hükmüne uyulan Dairemize ait bozma ilamında da, harici sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerine verdiklerini aynı anda iade ile yükümlü oldukları belirtilerek, aracın iadesi ile ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Davacı aracı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talep edemeyeceğinden, mahkemece davacı alacağına, satışa konu aracın davalıya iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu husus gözardı edilerek, “alacağa takip tarihi itibariyle faiz uygulanmasına” şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2928, K. 2008/8014, 9 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama