KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/373 E., 2008/5733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, adına kayıtlı olan telefonun işyerini kiraya verdiğinden kiracı tarafından kullanıldığını, buna rağmen adına borç tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.
Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta ise, davacının aboneliğine ilişkin abone sözleşmesinde, tesis adresinin “ Yıldız oteli “ olarak yazılı olduğu, davacının da işyeri aboneliği olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile aboneliğin ticari ya da mesleki amaçlarla telefon aboneliği olduğu, davacının bu kanun kapsamında tüketici olarak kabul edilmesi ,dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın da Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa genel mahkemede bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici mahkemesi olarak yargılama yapılıp, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/373, K. 2008/5733, 28 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama