KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9237 E., 2009/2208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahemesi Sıfatıyla
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacılar vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıya ait ofis binası ve çelik tesisleri bulunduğu 5 parsel sayılı taşınmazı yapılan ihale sonunda ... Tekstil Ltd. Şti tarafınadan satın alındığını ve taşınmazın bir kısmının bilahare diğer davacılara satıldığını, ancak ihale şartnamnesinde taşınmazın tamamının imara uygun olduğu belirtildiği halde bilahare yapılan incelemede en değerli kısmındaki 1652 m2 kısmının yol ve yeşil alan içinde kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek, bu kısma yönelik bedelin tespiti ile şimdilik 10.000 TL tazminatın %68,50'den az odlmamak üzere faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, ... Tekstil Ltd. Şti dışındaki davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, taşınmazın imara uygun olduğunu, ihale şartnamesine göre imar durumunun davacı tarafından araştırılması gerektiğini, belediyenin imar uygulaması yapma yetkisinin bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna nazaran, taşınmazın bir kısmının ihale şartnamesinde yol ve yeşil alan olduğunun belirtilmediği, yol ve yeşil olan olarak terk edilmesi gereken 1647,28 m2 lik kısım değerinin 288,274 TL olduğu ve bu miktardan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile, taleple bağlı kalınarak 10.000 TL'nin 11.07.2004 tarihinden yürütülecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline ve davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, satılan taşınmazın bir bölümünün ayıplı olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yapılan ihale sonunda taşınmazı satın alan davacı ... tekstil Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğuna göre davalı ile akdi ilişkisi bulunmayan ve taşınmazdan daha sonra hisse satın alan diğer davacıların aktif husumet ehliyetleri yoktur. ... Ltd. Şti. ve ... elektrik Ltd. Şti yönünden davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davalıya ait taşınmazın ihale ile satışına ilişkin düzenlenen şartnamede satılacak taşınmazın tapu kaydı bilgileri ve niteliği açıklandıktan sonra daha şartnamenin başında ve "NOT" başlıklı kısmına açıkça. "Yukarıda belirtilen taşınmazla ilgili... imar durumu, iskan, sit... gibi durumlar incelecek olup, bu konuda gizli ayıp iddiası ile bilahare yapılacak itirazlar dikkate alınmayacaktır." ibareleri yazılmıştır.
Dosyadaki bilgilerden taşınmazın kadostra parseli olduğu ancak imar alanı içinde olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Taşınmazı satın alan davacı ise tacir olup, TTK'nun 23.maddesi hükmü gereğince basiretli bir tacir gibi davranmak zorundadır. Davacı, ihale şartnamesinde yukarıda belirtilen hükümlerine nazaran yapacağı basit bir inceleme ile taşınmazın en son imar durumunu bilebilecek durumdadır.
Böyle olunca, davalının taşınmazın imar durumunu hile ile gizlediğinden ve bir kusurundan söz edilmeyeceğiden davanın ... Tekstil Ltd. yönünüden esastan reddine karar verilmesi gerekirken, halen belediyenin fiili bir el koyması da söz konusu olmadığı ve taşınmazın tamamının davacı elinde olduğu halde rayiç değere hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9237, K. 2009/2208, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama