KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/9558 E., 2009/2034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.6.1999 tarihli vekaletname ile davalının vekili olduğunu, kendisinden önce görülen davada istenmeyen kazanç kaybı, tıbbi tedavi ve bakım gideri için dava açtığını, bu davanın zamanaşımından reddedildiğini, temyizi sonucu Yargıtayca bozulduğunu, sonuçta davanın kabulüne karar verildiğini, icra aşamasında davalının 14.7.2006 tarihli azilnamesi ile Ahzu kabz yetkisini kaldırdığını, bu arada taraflarca temyiz edilen kararın kendileri yararına bozulduğunu, bozmada belirtilen dönemi içerir tedavi belgelerini davalıdan ihtarname ile istediğini, aralarında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığını,
ancak şifaen % 20 oranında anlaştıklarını, 7 yılı aşkın hizmet verdiğini ileri sürerek, fazlasını saklı tutarak toplam 34 309,64 YTL nin faizi ile tahsilini , birleşen dava ile de bozma sonrası hükmedilen kısım yönünden yaptığı icra takibi gözetilerek 29 893,38 YTL nin faizi ile tahsilini istemiş, 14.2.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 51.993,35 YTL ye çıkarmıştır.
Davalı,davanın kabulü sorası davacı avukata icraya birlikte gitmeyi teklif ettiğini ancak davacının kabul etmediğini, bunun üzerine ahzu kabz yetkisini kaldırdıklarını, ücretini ödememe gibi bir niyetlerinin olmadığını ancak aralarında kararlaştırılan ücretin % 15 olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne, 51.993,35 YTL vekalet ücretinin 20.884,91 YTl sinin dava, 21.702,60 YTL sinin birleşen dava ve 9.405,80 YTl sinin ıslah tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı asıl dava ve birleşen dava ile vekalet ücreti alacağının tahsilini istemiş, bilirkişi raporu doğrultusunda hangi kalemlerden olduğunu açıklamaksızın talebini 9.405,80 YTL ıslah etmiştir. Mahkemece hüküm kurulurken asıl dava ile birleşen davanın ayrılmadığı görülmüştür. HUMK 388/son maddesi gereğince her dava için ayrı ayrı kalemler halinde hükmün kurulması gerekirken yazılı şekilde ayırım yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3–Taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Şifai anlaşma ile davacı oranın %20, davalı ise % 15 olduğunu ileri sürmektedir. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık kanununa tabi olmalıdır. Yazılı sözleşme bulunmadığı için Avukatlık asgari ücret tarifesinin uygulanması gerekmektedir. Ancak davalı % 15 oranını kabul etmiş olduğundan mahkemece bu oran üzerinden alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde % 20 oranı üzerinden hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/9558, K. 2009/2034, 19 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama