KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5740 E., 2009/11989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile 20.07.1994 tarihinde davaya konu taşınmazın o tarihte tapusuz olması nedeniyle satış sözleşmesi imzaladıklarını, satış bedelini davalıya ödediğini, ancak taşınmazın tapusunun davalı tarafça kendisine verilemediğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart olarak 5.000 USD ve satış bedeli karşılığı taşınmazın günümüz rayiç bedellerine göre 1.000YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalının yargılama aşamasında vefat etmesi nedeniyle davalıların mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalı, davacının taşınmaz için ödediği bedeli rayiç bedel üzerinden istemesinin hukuka aykırı olduğunu,ancak yasal faiz isteyebileceğini ve sözleşmedeki cezai şartın geçerli olmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının satış bedeli talebinin kabulü ile; 1.000 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 524 YTL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve cezai şarta ilişkin talebinin reddine karar verilmiş olup,hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tarafından açılan davanın yapılan yargılaması sırasında davalının vefatı nedeniyle Medeni kanun’un miras hükümleri gereğince davalının mirası reddetmeyen mirasçıları yönünden sorumlulukları dikkate alınarak, davaya usulüne uygun olarak dahil edilmeleri nedeniyle davacıya karşı murisin borçlarından dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 436/2. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/5740, K. 2009/11989, 22 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama