İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/12477 K.2011/1385

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2010/12477Karar2011/1385Tarih1 Şubat 2011Okuma5 dk · 931 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/12477 E., 2011/1385 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Şubat 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

931 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıdan 01.03.2004 tanzim ve 03.03.2004 vade tarihli bono ile 7.400 USD alacaklı olduğunu, tahsili amacı ile yaptığı icra takibinde davalının alacağın 400 USD kısmını kabul ederek, kalan kısma itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, bir kooperatif kurduğunu, davacının da bu kooperatife üye olduğunu, çeşitli sebeplerle kooperatifin devam etmeyeceğinin anlaşılması üzerine davacının aidatına karşılık olarak 1.400 USD bedelli senet düzenleyerek verdiğini, senedin sadece isim, adres kısmı ile bedel kısmını rakamla yazarak doldurduğunu ve imzaladığını, diğer kısımları boş bıraktığını, davacının rakamlarda oynama yaparak değer ve tarihinde değişiklik yaparak senedi tahsile koyduğunu, borcun 1.400 USD'lik kısmını kabul ettiğini,1.000 USD'lik kısmı da elden ödediğini, bakiye kısma ilişkin davanın reddini dilemiştir.

Mahkemenin, davanın kabulüne dair 23.12.2008 tarihli kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine "davacı hakkında özel evrakta tahrifat suretiyle sahtecilik suçundan dolayı Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/295 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu verilen kararın gerekçesinde, senedin 1.400 USD iken 7.400 USD olarak tahrif edildiği, maddi vakıanın bu şekilde olduğu kabul edilmiş ancak tahrifatın kimin tarafından yapıldığı kesin olarak belirlenemediği için beraat kararı verilmiştir.

Karar bu haliyle kesinleştiği takdirde ceza hakiminin senette tahrifat yapıldığına dair maddi vakıaya ilişkin bu tespiti hukuk hakimini de bağlayıcı niteliktedir. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi sonuca etkili değildir. Bu durumda ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği dosya içeriğinden anlaşılamadığından bu haliyle kesinleşmiş ise senedin 1.400 USD bedel üzerinden düzenlendiğinin kabulü" gerektiğinden bahisle Dairemizce bozulması

2010/12477-2011/1385

üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, kısa kararda, “davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının Nazilli 1. İcra Müdürlüğü' nün 2004/1234 Esas sayılı takip dosyasında 1.000. USD yönünden itirazın iptali ile takibin 1.4000 USD üzerinden devamına” ; gerekçeli kararda ise, “davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının Nazilli 1. İcra Müdürlüğü' nün 2004/1234 Esas sayılı takip dosyasında 1.000. USD yönünden itirazın iptali ile takibin 1.4000 USD üzerinden devamına, red edilen 6.000. doların %40' ı oranında tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine” karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. HUMK.' nun 381. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder.

Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.' nun 388/son. maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Yine aynı kanunun 389. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür.

Bu gibi hallerde de HUMK.' nun 388. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur.

Öte yandan kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HUMK.' nun yukarda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir

2010/12477-2011/1385 durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.

Temyize konu davada, kısa kararda, “davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının Nazilli 1. İcra Müdürlüğü' nün 2004/1234 Esas sayılı takip dosyasında 1.000. USD yönünden itirazın iptali ile takibin 1.4000 USD üzerinden devamına” belirtilmesine rağmen gerekçeli kararda ise, “davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının Nazilli 1. İcra Müdürlüğü' nün 2004/1234 Esas sayılı takip dosyasında 1.000.

USD yönünden itirazın iptali ile takibin 1.4000 USD üzerinden devamına, red edilen 6.000. doların %40' ı oranında tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine” karar verilmiş olması, az yukarıda açıklanan kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup, kararın bozulmasını gerektirir.

Mahkemece 10.4.1992 tarih ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi kısa karar ile bağlı kalınmadan, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

Alacaklı, davalı borçluya karşı icra takibinde bulunurken, takib döviz üzerinden başlatıldığına göre mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilirken 6.000 USD' nın takip tarihi itibariyle TL. karşılığının %40 oranına tekabül eden tazminatın TL. olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken, dolar üzerinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de hatalıdır. 2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/12477, K. 2011/1385, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12477
Karar No
2011/1385
Tarih
1 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/12477 K.2010/17085
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/12477 K.2011/414
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/12478 K.2011/532
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/12478 K.2010/17084
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/12479 K.2011/272
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/12479 K.2011/531

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.