KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/6333 E., 2010/15976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız, davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu alındığına dair bilgi ve belge olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile aralarında Noterden düzenleme şeklinde garimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, davalıların 267 ada 17 ve 18 parselde kayıtlı hisselerini 65.000 TL ye satın aldığını ve bedelini ödediğini, ancak tapu devrinin verilmediği gibi açtığı tapu iptal ve tescil davacının da red edilerek kesinleştiğini, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine, taşınmazların rayiç değeri ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ile birlikte şimdilik 102.500,00 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiş, 23.11.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de 292.805,00 TL nin faizi ile öde-tilmesini istemişdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne,181.402,50 TL nin davalı ... Kedikten,181.402,50 TL nin davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan Ferde Kedik tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun ge-rektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/6333-15976
2-Davacı, dava konusu taşınmazları noterde yapılan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 17.08.2004 tarihinde davalıdan satın almıştır. Davacı ile davalı arasında yapılan 17.08.2004 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, taraflarını bağlayan hukuken geçerli bir sözleşmedir. Sözleşme içeriğinden davacının, satış bedelinin tümünu davalıya odedigı, açıkca anlasılmaktadır.
Davalı satıcılar sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemiş, taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasıda davacı aleyhine red ile sonuçlanarak kesinleşmiştir. Davacı ,geçerli sözleşme uyarınca ödediği satış bedeline karşılık taşınmazların rayiç değerinin faizi ile tahsilini isteyebilir. Mahkemece davacının faiz talebinin, taşınmazların değeri dava tarihi itibariyle belirlendiği gerekçesi ile red edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK. 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/6333, K. 2010/15976, 1 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama