KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/4800 E., 2018/10510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalının ...
Beldesi belediye başkanı adayı olduğunu, davalının seçim çalışmaları sırasında harcamak üzere emekli ikramiyesini seçimden sonra ödeyeceğini taahhütle borç olarak isteyip aldığını, ayrıca seçim çalışmaları süresince yapılacak her türlü harcamayı bizzat kendisi, zaman zaman da eşinin davalı adına yaptıklarını, davalının seçimi kazanamadığını, verdiği parayı davalıdan talep ettiğini, davalının evini satıp ödeyeceğini belirtmesine rağmen ödemediğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya seçim çalışmalarında parça parça nakit ve masraf suretiyle ödediği toplam 43.000,00-TL paradan şimdilik 5.000,00-TL’sinin 10.04.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Yargılama aşamasında 43.000,00-TL üzerinden davaya devam edilmesini talep etmiş ve bu miktar üzerinden harcı tamamlamıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. Davacı eldeki dava ile davalıya borç olarak verdiği paranın tahsilini istemiş; Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, alacak davasının reddine karar verildiğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/4800, K. 2018/10510, 12 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama