İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/8650 K.2008/10345

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil, olmadığı takdirde bedel istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı…

Esas2008/8650Karar2008/10345Tarih17 Eylül 2008Okuma3 dk · 532 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8650 E., 2008/10345 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Eylül 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil, olmadığı takdirde bedel istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, 02.03.2007 tarihli adi yazılı sözleşmeye dayalı mülkiyet aktarımı, ikinci kademedeki istek ise, satış bedelinin iadesi taleplerine ilişkindir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, her iki istek kalemi de reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

1- Borçlar Kanunumuz kural olarak, sözleşmelerin yapılışını bir şekle tabi tutmamıştır. BK. m.11/I hükmü uyarınca “akdin sıhhati, kanunda sarahat olmadıkça hiç bir şekle tabi değildir”. Ne var ki kanun, “…taraflardan birinin veya her ikisinin, bazen de üçüncü kişilerin veya kamunun menfaatini korumayı, hukuki güvenliği sağlamayı” amaçlamışsa şekil zorunluluğu getirebilir.

Davada dayanılan 02.03.2007 tarihli adi yazılı sözleşme şarta bağlı taşınmaz satış vaadi sözleşmesidir. Gerçekten, Borçlar Kanununun 149. maddesi hükmü uyarınca bir akdin mevzunu teşkil eden borcun mevcudiyeti gelecekteki bir hadisenin tahakkukuna bağlanmış ise o akit şarta bağlı akit olur. Somut olayda taraflar, sözleşmelerinde 271 parselin önce kayıt maliki olan kişilerden satın alınacağını, ardından taşınmazın 7000 m2’lik kısmının davacı adına satılacağını kararlaştırmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 271 parselden davacının pay satın aldığı, ancak aldığı paydan sözleşme uyarınca davacıya pay geçirmediği anlaşılmaktadır. Dava, bu sonucu sağlamak amacıyla açılmıştır.

Kuşkusuz, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin amacı ileride taşınmaz mülkiyetinin devrini sağlamaktır. Başka bir anlatımla, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi yapılmakla vaad borçlusu ileride taşınmaz mal mülkiyetini vaad alacaklısına geçirme (yeni bir sözleşme yapma) taahhüdünde bulunur.

Ancak, Borçlar Kanunun m.22/II hükmüne göre kanun iki tarafın yararına bir sözleşmenin geçerli olmasını şekil koşuluna bağlamışsa yasanın öngördüğü şekil ön akitte (satış vaadi yapılması halinde) de aranır. Gerçekten, Borçlar Kanunu m.213/II taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde şekil şartını öngörmüştür. Bunun yanında TMK m.706’ya göre de taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekilde düzenlenmesi zorunludur.

Resmi senedin düzenleneceği yer ise 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. maddesi gereğince Tapu Sicil Müdürlüğü veya 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.60/3 ve aynı Yasanın 89. maddeleri hükmünce Noterliklerdir. Demek oluyor ki, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri BK.213, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26, 1512 sayılı Noterlik Kanununu 60. ve 89. maddeleri hükmünce tapu sicil müdürlüklerinde ve noterlerde düzenlenme şekilde yapılabilir.

Dava konusu olayda ise, mülkiyet devri amacı güden 02.03.2007 tarihli adi yazılı geçersiz olan bu sözleşmeyle 271 parseldeki bir kısım payın davacı adına geçirilme olanağı yoktur. Açıklanan bütün bu nedenlerle mahkemece doğru olarak hüküm kurulduğundan mülkiyet isteminin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun davacının temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davada ikinci kademede geçersiz sözleşmeyle yapılan ödeme tutarının iadesi istenilmiştir. Bu isteğin hukuki dayanağı sebepsiz zenginleşmedir. Davacının delil olarak bildirdiği 20.12.2006 tarihli banka havalesinde davalıya 30.000.00 YTL.nin “Sümbülağası arsa bedeli” olarak gönderildiği notu yazılıdır. Kısaca davacı, yasanın öngördüğü yazılı delille arsa bedeli olan 30.000.00YTL.yi davalıya ödediğini kanıtlamıştır. Mahkemece yapılan bu saptama doğrultusunda davacının ikinci kademedeki alacak isteminin kabulü gerekirken kanıtlanamadığından söz edilerek reddedilmiş olması yasaya aykırıdır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8650, K. 2008/10345, 17 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/8650
Karar No
2008/10345
Tarih
17 Eylül 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/8651 K.2008/10325
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/8652 K.2008/8227
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/8652 K.2008/10268
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/8654 K.2008/10837
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/8655 K.2008/10232
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/8656 K.2008/10585

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.