KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/491 E., 2011/1870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.12.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, 25.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait olarak gösterilen 299.02m2lik kısımda bulunan yapıların yıkılması suretiyle davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan tapu kayıt örneğinden 337 ada 11 sayılı parselin birden fazla gerçek kişi adına paylı mülkiyet rejimine tabi olarak tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmüne göre taşınmaz mülkiyetinin kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Kısaca, 11 sayılı parsel üzerindeki yıkımı hüküm altına alınan yapının malikleri kayıt maliki olan paydaşlardır.
Türk Medeni Kanununun 688 maddesinde paylı mülkiyet “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanıma göre paylı mülkiyetin söz konusu olabilmesi için; birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında maddi olarak paylaşılmış olunmaması gerekir. Paylı mülkiyette, mülkiyet hakkına sahip birden ziyade kişi olmasına rağmen, eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcut bulunur. Davanın taşınmazın paylı maliklerine yöneltilmesi gerekir.
Mahkemece, yapılan bu saptama bir yana bırakılarak davalı huzurunda yargılama yapılıp, çekişmenin esasının incelenmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/491, K. 2011/1870, 16 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama