KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/14690 E., 2014/2164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Gelibolu Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 22/01/2013
- Numarası
- 2012/282-2013/24
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.04.2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı lehine 2.000,00 TL tazminata hükmedilmiş ise de Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 16.11.2011 tarihli 2011/14779 Esas 2011/17856 Karar sayılı ilamı ile diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek zarar miktarı 21.06.2005 tarihli raporda 1.075,00 TL, 30.01.2006 tarihli raporda ise 1.461,00 TL olduğu belirtildiği halde bu miktarlarla ilgisiz şekilde 2.000,00 TL tazminata hükmolunması 1086 sayılı HUMK'nun 388. maddesine aykırılık teşkil edeceğinden karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak bu kez zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece ilk verilen hükümde davalının zamanaşımı defi kabul edilmemiş davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamında da davalının diğer temyiz itirazları reddedilerek sadece tazminat miktarının belirlenmesi yönünden karar bozulmuş olduğundan davalının zamanaşımı definin kabul edilmemesi yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur.
Bu durum karşısında mahkemece Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/14690, K. 2014/2164, 19 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama