KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2013/14691 E., 2014/1644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Görele Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/04/2012
- Numarası
- 2010/309-2012/156
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.09.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kadastro çalışmaları sırasında adına tespit edilen .. ada .. parsel sayılı taşınmazın sınırında yol bulunmadığı halde kadastro paftasına “ayak yolu” olarak işaretleme yapıldığını iddia ederek terkinini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile patika yolun tapu kaydı ve krokisi üzerinden terkinine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temsilcisi temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesinde ifade edildiği üzere yollar, paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık sözleriyle ispat edilen orta malı taşınmaz mallardandır. Bu gibi bir taşınmazın niteliğini tayin ve tespit ederken hiç kuşkusuz yasada öngörüldüğü gibi mahalli bilirkişi veya tanık sözlerinden yararlanılabilir. Ancak, mahalli bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi açısından daha somut bir delil olan hava fotoğraflarından da yararlanılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait hava fotoğrafları sağlanarak yerinde yeniden harita mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılmalı, en eski tarihli hava fotoğraflarında krokide ..ada... parsel sayılı taşınmazın sınır hattının içerisinde gösterilen kesik çizgilerle geçiş hakkı işaretlemesi yapılan yerin ne şekilde nitelendirildiği tespit edilmeli, böylelikle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Değinilen husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/14691, K. 2014/1644, 7 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama