İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14764 K.2020/640

Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.10.2015 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kadastro tespitine itiraz talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2016/14764Karar2020/640Tarih21 Ocak 2020Okuma4 dk · 794 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/14764 E., 2020/640 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

794 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.10.2015 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kadastro tespitine itiraz talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kadastro tespitine itiraz istemlidir.

Davacı, 193 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kendisine, 193 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise davalıya ait olduğunu, davalının, kendisine ait 193 ada 10 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına kazık çakmak ve ip çekmek suretiyle müdahale ettiğini, öte yandan tarlasına erişim için mevcut olan tek yolun kadastro çalışmaları sırasında davalı adına kayıt ve tescil edildiğinden taşınmazını amacına uygun olarak kullanamadığını ileri sürerek yapılacak teknik ölçüm neticesinde tarafına ait olduğu tespit olunacak ve hatalı olarak davalı adına tespit edilmiş olan 193 ada 9 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının davalı adına tapu kaydının iptali ile adına tescilini ve davalının taşınmazına yönelik müdahalesinin önlenmesini talep etmiştir.

Davalı, 193 ada 9 parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle adına tescil olunduğunu, kendisince kadastro müdürlüğüne müracaat edilerek aplikasyon yapıldığını, teknik elemanlarca dikilen sınır belirtir kazıkların halen taşınmazlar sınırında bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilerek "...Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...

Köyü 193 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan davanın kabulüne, bu parselin fen bilirkişilerinin 09/05/2016 havale tarihli raporlarında kırmızı boyalı olarak A harfi ile gösterdikleri 138,90 m²'lik alanının davalı adına olan tapu kaydının iptaline, bu alanın 193 ada 9 parselden ifraz edilmek suretiyle davacının paydaşı olduğu 193 ada 10 parsel alanına eklenerek ilgili parsel alanı 6507.14 m² olacak şekilde tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...

Köyü, 193 ada 9 parsel içerisinde kalan fen bilirkişilerinin 09/05/2016 havale tarihli raporuna ekli krokisinde mavi renkli olarak C harfi ile gösterdikleri 21,56 m²'lik alana ilişkin açılan davanın kabulüne, bu alana ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptaline, bu alanın yol olarak haritasında gösterilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine," şeklinde hüküm tesis edilmiştir.

Hükmü, davacı ve davalı vekili temyiz etmişlerdir.

Hemen belirtilmelidir ki, HMK'nin 24/1. maddesine göre "Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz." hükmü amirdir. Öte yandan HMK'nin Taleple Bağlılık İlkesi başlıklı 26. maddesi ise "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.

(2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir.

Davacının dava dilekçesinde, yargılama esnasındaki beyanları doğrultusunda, kendisine ait 193 ada 10 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından kazık dikmek ve ip çekmek suretiyle müdahalede bulunulduğu iddiasıyla çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemi ve kadimden beri yol olarak kullanıldığı halde davalıya ait 193 ada 9 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde tespit gördüğünden yol olarak kullanılan kısma yönelik kadastro tespitine itiraz istemli eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Ne var ki, davacı yanın dava dilekçesinin incelenmesinde talep sonucu ile dava dilekçesi içeriği örtüşmemekte ve mahkemece bu doğrultuda davacı tarafa herhangi bir açıklama yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.

193 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespiti sırasında davalı ya da komisyonda itirazlı olarak bırakılan bir yer olduğu ve 03.10.2011 tarihli 1361 yevmiye sayılı işlem ile davacı ... ve dava dışı..., ..., ... ve ... adına paylı olarak tescil olunduğu, davalı tarafa ait 193 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise 03.09.2008 tarihinde kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın dava dışı ... mirasçıları adına paylı olarak tescil edildiği, davalı ...'ın ise satış ve birleştirme işlemi sonucu 11.02.2014 tarihinde taşınmazın kayden maliki olduğu anlaşılmaktadır.

193 ada 10 parsel sayılı taşınmazın senetsizden tescil olunduğu halde 193 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 16.04.1959 tarih, 10 sıra, 68 cilt, 86 sayfa numaralı 2757 m2 yüzölçümlü tapu kaydına dayanarak tescil olunduğu anlaşılmaktadır.

Ne var ki mahkemece, dayanak belgeler getirtilip keşif esnasında bu kayıtların mahalli bilirkişilerin de beyanı ile uygulanması ve davacı yanın kadim yol iddiası ile kadastro tespitine itiraz ettiği gözetildiğinde mahalli bilirkişilerden şüpheye yer bırakmayacak şekilde bu iddianın araştırılması gerekirken keşif ve bilirkişi raporlarının izlenebilir ve denetime elverişli olmadığı gözetilmeksizin ve davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin herhangi bir gerekçe içermeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, davacının 193 ada 10 parsel sayılı taşınmazda paydaş olup tek başına müdahalenin men'i talepli eldeki davayı açabileceği ne var ki, komşu parselden bir kısmın iptali ile adına tescilini tek başına isteyemeyeceği, diğer paydaşların da davada yer alması gerektiği düşünülmeksizin yukarıda belirtilen HMK'nin 24/1 ve 26. maddelerine aykırı olarak davacı yana talebi de açıklattırılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14764, K. 2020/640, 21 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14764
Karar No
2020/640
Tarih
21 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/14767 K.2020/286
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14779 K.2020/644
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14782 K.2020/766
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14784 K.2020/738
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14789 K.2020/746
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14795 K.2020/783

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.