KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14175 E., 2012/38412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İddianameye göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu da işlediğinin iddia edildiği halde, sanık hakkında daha önce sahtecilik suçundan kamu davası açılıp karara bağlanması nedeniyle teblignamedeki düşünceye katılınmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 157/1 maddesi uyarınca "suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu nazara alınarak takdiren ve teşdiden" denilmek suretiyle anılan maddenin kanundaki yaptırımının asgari hadden uzaklaşılarak tayin olunması gerektiği kabul edildiği halde hapis cezasının asgari hadden tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, paraya ihtiyacı olduğunu, maddi durumunun kötü olduğunu belirterek mağdura ait aracın fenni muayenesini yaptırmak için aracın ruhsatını mağdurdan aldığı, bu ... karşılığı sanığa 55.00 TL para verdiği, sanığın gerçekte muayene işlemlerini yapmayarak sahte fenni muayene yaptırdığı, sanığın üzerinde yapılan aramada sanığa ait ruhsat ile başka kişilere ait sahte olarak düzenlenen fenni muayenelerin ele geçirildiği, böylece sanığın sahte fenni muayene işlemi yaparak mağdurun zararına haksız menfaat temin ettiği olayda dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14175, K. 2012/38412, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama