KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/65411 E., 2013/9572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
16.5.2006 havale tarihli dilekçesiyle katılma isteminde bulunmuş olan ve suçtan doğrudan doğruya zarar gören şikayetçi İdare'nin CMK'nun 237/2.maddesi uyarınca kamu davasına katılmasına dairemizce karar verilebileceği hususu da nazara alındığında; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Halası-sanık ... ile birlikte akrabası-sanık...in evinde bulunan suça sürüklenen çocuk ...'in doğum sancılarının tutması üzerine, sanık ...'ın sanık...e ait yeşil kartını alıp...Doğum Hastanesi Acil Servisi'ne bu kartla girişini yaptırmak, kısa zaman sonra durumun görevlilerce anlaşılması üzerine hastanın gerçek kimlik bilgileriyle yeni yatışı yapılmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Suç tarihinden sonra 20.3.2006 tarihinde resmi nikâhla evlenen suça sürüklenen çocuk ...'in sigortalı babasından dolayı sağlık karnesi bulunması ve o tarihte kullanılabilir olması, sanık...in kartın alındığından haberdar olmaması, sanık ...'ın acil durum içinde...in dokuz yaşındaki oğlunun elinden yeşil kartın alınması hususları nazara alındığında atılı suçu işlediklerine dair kesin delil elde edilememesi nedeniyle sanıkların "beraatlerine" karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/65411, K. 2013/9572, 23 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama