Karar Özeti
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.
Karar Detayı
15. Ceza Dairesi 2012/7305 E. , 2014/951 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın kendisini Bank Asya 'da yatırım uzmanı olarak çalıştığını söyleyip müşteki üzerinde güven sağladığı, bunun üzerine müştekinin yatırım yapmasında yardımcı olması için sanık adına Konyaaltı İş Bankası şubesine iki ayrı tarihte para havalesi yaptığı, 23/07/2007 tarihinde 7.600,00 TL'nin sanık tarafından alındığı, yine 10/08/2007 tarihinde 7.966,40 TL'nin sanık tarafından tahsil edildiği, bu şekilde sanığın gerçekte yatırım uzmanı olmadığı halde yatırım uzmanı imiş gibi kendisini tanıtarak yardımcı olacağını söyleyerek müştekiyi dolandırdığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi,
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, kendisini Bank Asya'da yatırım uzmanı olarak çalıştığını söyleyip müştekide güven oluşturmuş; yatırıma yardımcı olacağını belirterek iki ayrı tarihte kendi adına açılan İş Bankası hesabına havale yaptırmış (7.600 TL ve 7.966,40 TL) ve bu paraları tahsil etmiştir. Gerçekte yatırım uzmanı değildir.
Hukuki İlke: Karar, dolandırıcılığın oluşumu için failin kandırıcı nitelikte hileli davranışlarla mağduru hataya düşürüp haksız yarar sağlaması gerektiğini; hilenin nitelikli bir yalan olduğunu ve kandırıcılığının olaysal değerlendirileceğini vurgulamıştır. Sanığın gerçekte olmadığı bir sıfatla (yatırım uzmanı) kendini tanıtması hile sayılmıştır.
Uygulama Sonucu: Mahkumiyet hükmü ONANMIŞTIR; tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK 58/6 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dava Strateji Notu: Sahte bir meslek/sıfat (yatırım uzmanı) üzerinden güven sağlayıp havale almak, klasik hile tanımına birebir oturur ve basit dolandırıcılıkta mahkumiyeti kolaylaştırır. Sanık müdafii olarak, TCK 58/6 mükerrir infaz rejiminin sehven uygulanmadığı gibi lehe hususların aleyhe temyiz yokluğunda korunacağını akılda tutmak; katılan vekili iseniz bu tür eksikliklerin düzeltilmesi için temyiz etmek gerekir.