KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/11345 E., 2015/24977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılanlara yurtdışındaki şirketlerinde çalışacak elemana ihtiyaçları olduğunu, yurtdışında çalışmak isteyen katılanlara vermiş olduğu hesap numarasına bir miktar para yatırmaları gerektiğini söylediği, katılanların sanığın vermiş olduğu hesap numarasına para yatırdıkları, daha sonra sanığın yeniden para istediğinde şüphelendiklerini, böylece sanığın katılanlara karşı dört kez dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan ...ın beyanında, sanığın kendisini cep telefonundan arayarak yurtdışında çalıştırmak üzere eleman ihtiyaçları olduğunu söylediğini, arkadaşları olan diğer katılanlarla görüştüğünü,
arkadaşlarının da yurt dışında çalışmak istediklerini, kişi başı 300 TL gönderdiklerini, ayrıca elden 400 TL para gönderdiğini, sonrasında sanığın kendilerini devamlı oyaladığını, hala para istediğini belirttiği, katılan ... ise beyanında sanık ile telefonda görüştüğünü, kendisini yurt dışına çalışmak için göndereceğini, sanığın pasaport işlemleri için kendisinden 300 TL para istediğini belirttiği, katılan ... ise beyanında sanık ile telefonda görüştüğünü, kendisini yurt dışına çalışmak için göndereceğini, sanığın pasaport işlemleri için kendisinden 300 TL para istediğini, parayı gönderdiğini,
daha sonra pasaport işlemleri için 125 TL para istediğini, bu parayı da sanığa verdiğini belirttiği, katılan ... ise beyanında sanık ile telefonda görüştüğünü, kendisini yurt dışına çalışmak için göndereceğini, sanığın pasaport işlemleri için kendisinden 800 TL para istediğini, parayı gönderdiğini, daha sonra pasaport işlemleri için 250 TL para istediğini, bu parayı da sanığa verdiğini belirttiği, katılan ...ın sanığı teşhis etmesi karşısında, katılan beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçlarının sanık tarafından işlendiğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik eylemleriyle birden fazla kez sanıklardan menfaat temin etmesi karşısında sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve adli para cezasından indirim yapılırken hesap hatası sonucu eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlikler aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/11345, K. 2015/24977, 6 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama