İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/11584 K.2019/7750

mahkumiyet ( 412 KEZ) 2- Sanıklar ... ve ... hakkında beraat... müdafii

Esas2017/11584Karar2019/7750Tarih10 Temmuz 2019Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2017/11584 E., 2019/7750 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2019
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Nitelikli dolandırıcılık
Hüküm
1- Sanık ... hakkında TCK'nın 158/1-h, 62,52/2-4, 53/1-2-3 ve 58/6-7. maddeleri gereğince
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma

mahkumiyet ( 412 KEZ) 2- Sanıklar ... ve ... hakkında beraat... müdafii

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'nın mahkumiyetine ilişkin hükümler O yer Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından; sanıklar ... ve ...’ün beraatlarına ilişkin hükümler ise katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmolunan ceza miktarına nazaran sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;

5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde; dolandırıcılık suçunun, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında işlenmesi durumunda, nitelikli dolandırıcılık suçunun meydana geleceğini düzenlemiştir. Tacir kavramı, Türk Ticaret Kanunu'nun 14. maddesinde. "Bir ticari işletmeyi, kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.

Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo ve sair ilan vasıtalarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline kaydettirerek keyfiyeti ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.

Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına (ortak sıfatıyla) muamelelerde bulunan kimse, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı tacir gibi mesul olur" biçiminde düzenlenmiştir.

14. maddenin ikinci fıkrasına göre; herhangi bir kişinin, ticari bir işletmeyi, fiilen faaliyete geçirmemiş olması halinde de ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo ve sair ilanlar ile halka duyurmuş olması ya da işletmesini ticaret siciline kaydettirip, bu durumu ilan etmesi durumunda da o kimse yine de tacir sayılacaktır.

Ticaret Kanunu'nda bu şekilde tarifini bulan tacirin, ticari faaliyeti sırasında dolandırıcılık suçunu işlemesi durumunda, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunun işlendiği kabul olunacaktır. Tacir, malını satarken dolandırıcılık suçunu işlemiş ise, kendisine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle bu fiili gerçekleştirdiğinden anılan bent uyarınca cezalandırılması gerekecektir.

İşlenen suçun, tacirin ticari faaliyeti ile ilgisinin bulunmaması halinde; örneğin, tacirin eşine evlilik hediyesi olarak otomobil satın alması sırasında dolandırıcılık suçunu işlemesi durumunda bu bent uygulanamayacaktır.

Küçük ve mahcurlara ait ticari işletmeyi bunların adına işleten veli ve vasinin tacir sayılamayacağı, tacir sıfatının, temsil edilene ait bulunduğu, ancak kanuni mümessilin ceza hükümleri bakımından tacir gibi mesul olduğu anılan Kanun'un 15. maddesinde düzenlenmiştir. Şirketler ise Türk Ticaret Kanunu'na göre; kollektif, komandit, limited, anonim ve kooperatif şirketleri olarak kurulmaktadır.

Yine 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde; şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işlemeleri nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Bu hükmün uygulanabilmesi için öncelikle bir şirketin olması, faalin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, şirketin faaliyeti sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak işlenmesi gerekmektedir.

Fail hakkında bu hükme göre cezalandırılabilmesinin istenebilmesi için öncelikle, ticari faaliyeti olan bir şirketin bulunup bulunmadığı, şirketin kurulup tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı, suçun işlendiği tarihte failin şirket yöneticisi veya temsilcisi olup olmadığı, işlenen fiilin ticari faaliyetle ilgisinin bulunup bulunmadığı tespit olunmalı, bu şartların varlığı halinde sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesine göre cezalandırılması istenmelidir.

Şirket yöneticisi olmayıp, şirkette çalışan kişilerin, şirket adını kullanarak dolandırıcılık suçunu işlemeleri halinde bu bentteki nitelikli halden söz edilemeyeceği için, şartları var ise maddenin diğer bentlerindeki nitelikli hallerin var olup olmadığının araştırılması zorunludur. Bunların bulunmaması durumunda dolandırıcılık suçunun basit halini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesi uyarınca failin cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

Somut olayda; sanıklardan ...’nın, Gebze ilçesi ...Mahallesi .... Cadde No:11 adresinde bulunan... Toplu Konut Taahhüt İnşaat ve Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve imza yetkilisi olduğu, sanık ...’nın eşi olan diğer sanık ...’nın ise şirketin kurucu ortaklarından olup, 02/03/2010 tarihinde şirketteki hissesini sanık ...’e devrettiği, sanıkların, sahibi oldukları ...Toplu Konut Taahhüt İnşaat ve Malzemeleri San. Tic. Ltd.

Şti. aracılığı ile Gebze ... ve diğer yerleşim birimlerinde konut yapacakları hususunda radyo ve televizyonlarda reklam verdikleri, bu kapsamda mülkiyeti ... ve ...'a ait 693 ada 2 parsel, 696 ada 1 parsel, 702 ada 3 parsel, 694 ada 1 parsel, 693 ada 1 parsel ve 5651 ada 5, 6 ve 7 nolu parsellere konut yapma şeklinde vaki taahhütler doğrultusunda, konutların ruhsat alındığı tarihten itibaren 12 aylık süre içerisinde oturulur vaziyete getirilir şekilde teslimi hususunda katılanlarla sözleşme imzaladıkları ve katılanlardan toplamda 21.827 Cumhuriyet altını ve 3.532,935 TL olmak üzere değişik miktarlarda ödemeler aldıkları,

alınan bu paralardan sonraki aşamada sanık ... tarafından inşaat ruhsatı alınmadan inşaata başlandığı, inşaatların ruhsatının bulunmadığının ilgili belediye tarafından tespit edilmesi üzerine inşaatların mühürlendiği, buna rağmen inşaatlara devam edildiği ve bu nedenle ruhsatsız yapının yıkımının gerçekleştirildiği, sanık ...’nın katılanlara vaad ettiği daireleri teslim etmediği gibi, tahsil ettiği bedelleri de iade etmediği anlaşılmakla; sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, kurum cevabi yazıları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre;

sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinde ve sanıklardan ...'nın, ...'nın eşi olduğu, diğer sanık ...'ün ise söz konusu şirkette işçi olarak çalıştığı, sanık ...'nın şirketteki hisselerini 02/03/2010 tarihinde sanık ...'ya devrettiği, limited şirketlerin en az iki kişi olması gerektiği yönündeki hukuki zorunluluk nedeni ile bu kez ...'nın şirketin yüzde doksan dokuzuna sahip olacak şekilde hisse devri yaptığı ve sembolik bir payın da sanık ... adına olduğu, bu durumun 18/03/2010 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı,

ancak şirket işlerini fiilen sanık ...’nın yürüttüğü, sanıklar ... ve ...’ün atılı suça iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısının, olayın hukuki ihtilaf olduğuna ve sanık ...’nın beraatına hükmedilmesi gerektiğine; katılanlar vekillerinin, sanık ...’nın eyleminin TCK'nın 158/1. maddesinin “h” bendi ile birlikte "a" bendinde düzenlenen dini duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturduğundan ve elde edilen menfaat miktarı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması, takdiri indirim uygulanmaması ve sanıklar ... ile ...'nın da cezalandırılması gerektiğine;

SONUÇ / HÜKÜM

sanık ... müdafiinin ise, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket etmediğine, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/11584, K. 2019/7750, 10 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2017/11584
Karar No
2019/7750
Tarih
10 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/11589 K.2019/7547
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/11591 K.2019/8152
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/11591 K.2019/7744
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/11593 K.2019/7901
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/11605 K.2019/8022
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/11606 K.2019/7579

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.