KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/5307 E., 2008/138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 21.03.2000 ve 04.01.2001 tarihli sözleşmeler uyarınca davalının yükleniminde bulunan ... Üniversitesi Kayışdağı Kampüsü inşaatı kapsamındaki binaların iç mekanlarındaki tavan ve duvar yüzeylerine yapılacak alçı sıva işlerinin (malzeme + işçilik olarak) imâlinden oluşan bedelin tahsili için girişilen icra takibine vâki itirazın iptâli isteminden kaynaklanmış olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı cevabında imalâtın ayıplı yapıldığını savunmuştur. Gerçekten de alınan bilirkişi raporlarından çeşitli bölümlerde yapılan alçı sıvalarının yer yer döküldüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece ayıplı imalâtta davacının kusuru bulunmadığı kabul edilerek dava sonuçlandırılmış ise de, mahkeme dosyasında bulunan bilirkişi raporlarının hiçbirisinde sıva dökülmelerinin davacının kusurundan mı, yoksa binada mevcut olup da davacı tarafından giderilemeyecek derecedeki yapım hatalarından mı kaynaklandığı belirtilmemiştir. Eğer inşaattaki hatalardan dolayı sıvalarda dökülme oluşmuş ise bu zararın davacıya yükletilemeyeceği ortadadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları bu yolda hüküm tesisine elverişli görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece gerektiğinde mahallinde keşif ve laboratuar deneyleri yaptırılmak suretiyle ayıplı imalâtın oluşmasında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, kusuru varsa bedelden indirimi gereken miktarın saptanması ve sonucuna göre davanın karara bağlanması gerekir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/5307, K. 2008/138, 16 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama