KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/7185 E., 2009/6480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği (Tic. Mah. Sıfatıyla
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan imalât bedelinin tahsili için açılmış, davada, ödenmeyen 26.000,00 TL iş bedelinin, sözleşme dışı yapılan imalâtın bedeli olan 1.520,00 TL’nin ilavesi suretiyle bulunan miktardan, davalı lehine tahakkuk ettiği kabul edilen 5.000,00 TL cezai şart ve 1.330,00 TL ayıplı imalât bedelinin tenzili ile sonuçta 21.190,00 TL’nin ihtar tarihinden itibaren faizi ile tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı savunmasında, yapılan işin amacına uygun bulunmadığını, reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece bilirkişiler kurulundan alınan rapor ile sonuca varılmış ise de, bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi yasaya uygun bulunmamaktadır.
Çünkü, taraflar arasındaki imalâtın 39.000,00 TL bedelle götürü olarak yapımı kararlaştırılmış olup, Borçlar Kanunu’nun 365/I. maddesi uyarınca, götürü bedelle yapımı kararlaştırılan imalâtta, yüklenici alacağının, yapılan işin tüm işe göre bulunacak fiziki oranının, götürü bedele uygulanarak saptanması gerekir.
Rapor, bu tür bir hesaplamayı içermediğinden hükme esas alınamayacağından, mahkemece bilirkişiler kurulundan alınacak ek raporla, davacının gerçekleştirdiği imalâtın bedeli, fiziki orana göre saptanmalı, bu bedel hesaplanırken imalâtta mevcut ayıplı işlerin bedeli de dikkate alınmalı, davacının sözleşme dışı yaptığı işler, gerçekleştirildiği tarihteki mahalli rayiçten saptanıp, davacı alacağına katılarak tüm alacak belirlendikten sonra, 5.000,00 TL maktu ceza tenzil olunup, dava karara bağlanmalıdır.
Öte yandan, davalıya gönderilen 07.05.2004 tarihli ihtarnamede tanınan süre dikkate alındığında, davalının temerrüde düştüğü 16.05.2004 tarihinden başlamak üzere faize hükmedilmesi gerekirken, faizin dava tarihinden başlatılması da doğru olmamıştır. Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2008/7185, K. 2009/6480, 2 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama