KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/4942 E., 2010/5673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davacı, davalıya mal satıp aynı zamanda imalât yaptığını ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürerek 7.630,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece dava konusu alacak için davacının kapalı fatura düzenlediği ve defterine kaydettiği, böylece bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerçekten de kapalı olarak düzenlenen fatura ticari örf ve adet gereğince bedelinin ödendiğine karine teşkil etmekte ise de bu karinenin aksi her zaman ispatlanabilir. Davalı daha önce kendisine gönderilen ihtarnameye verdiği cevapta, yapılan icra takibine karşı verdiği itiraz dilekçesinde ve davaya karşı cevabında, akdî ilişkiyi inkâr etmiş, mal ve hizmetin kendisine teslim edilmediğini belirtmiş ancak hiçbir zaman iş bedelinin ödendiğini savunmamıştır.
Bu durumda kapalı fatura düzenlenmesi iş bedelinin ödendiği anlamına gelmediği gibi akdî ilişkinin varlığını da ispat etmemektedir.
Bu haliyle mahkemece dosyaya sunulan sözleşme ve teslim fişlerindeki imzaların davalıya ait olup olmadığı araştırılıp davalıya ait ise hizmet bedelinin gerektiğinde bilirkişiden rapor alınarak BK’nın 366. maddesi doğrultusunda saptanması ve davalıdan tahsiline karar verilmesi, imzanın davalıya ait olmadığının anlaşılması halinde davacıya akdî ilişkiyi ispatı bakımından davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılması, yeminle de akdî ilişkinin inkârı halinde davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan ve imza incelemesine karar verilmiş iken bu karardan vazgeçilerek davanın reddedilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/4942, K. 2010/5673, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama