KÜNYE
15. Hukuk Dairesi 2014/6716 E., 2015/5329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Erzurum 2. Asliye Hukuk Hakimliği
- Tarihi
- 03.06.2014
- Numarası
- 2013/322-2014/724
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Davada iş bedeline karşılık verilmesi gereken 3 nolu bodrum kat dairesinin ortak alan olup bağımsız mülkiyete konu olamayacağı ileri sürülerek bedeli olan 40.000,00 TL'nin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın kaynaklandığı 08.04.2008 tarihli sözleşme dava dışı A.. Asansör İnş. Taah.Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti. ile davalı A.. B.. arasında imzalanmıştır. Sözleşmede imzası bulunan davacı Ö.. Ş.. dosyada mevcut Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nın 19.12.2008 tarihli yazısına göre A..Asansör İnş. Taah.Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin müdürü olup münferit imzası ile süresiz olarak şirketi temsile yetkili bulunmaktadır. Davacı Ö..
Ş.. sözleşmeyi temsilci olduğu şirketin kaşesini basarak imzaladığından sözleşmenin dava dışı A..Asansör İnş. Taah.Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti. ile davalı A.. B.. arasında kurulduğunun kabulü gerekir. Eldeki dava ise şirketi temsilen açılmamıştır. Dava dilekçesinde davacı olarak “Ö.. Ş..” gösterilmiş, davayı açan vekile Erzurum 2. Noterliği'nden verilen 12.12.2007 tarih 18849 yevmiye nolu vekâletname de Ö.. Ş.. tarafından verilmiştir.
Nispilik ilkesi uyarınca sözleşmeler ancak akitleri hakkında hak ve borç doğurur. Sözleşmeden kaynaklanan subjektif hakkı dava etme yetkisi de kural olarak o hakkın sahibine, yani sözleşmenin taraflarına aittir. Davacı, sözleşmede taraf olarak yer almadığı gibi sözleşmeden kaynaklanan hakkı temlik aldığını da iddia ve ispat etmediğinden davada taraf sıfatı (aktif husumet ehliyeti) bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece davanın sıfat yokluğundan reddi gerekirken işin esesanın incelenerek yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2014/6716, K. 2015/5329, 26 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama