KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/748 E., 2021/3951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne silah sağlama
- Hüküm
- TCK'nın 315, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 53, 63 maddeleri gereği kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK'nın 315. maddesinde düzenlenen suç, örgüte yardımın özel bir şeklidir.
Madde ile, devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla, bunların amaçlarını bilerek; üretmek, satın almak ve ülkeye sokmak suretiyle silah, cephane veya nitelik ve nicelik yönünden önem arz eden benzeri maddelerin temin edilmesi, nakledilmesi ve depolanması bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve suçla korunan hukuki yarar dikkate alınarak örgüte yardım suçuna göre daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır.
Görüldüğü üzere suçun maddi unsuru failin, “üretmek, satın almak, ülkeye sokmak suretiyle silah temin etmek” veya “nakletmek” ya da “depolamak” şeklinde sayılan seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirmesidir. Suçun manevi unsuru ise, bu eylemlerin, örgütün amaçları bilinerek gerçekleştirilmesidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2009 tarih ve 2008/9-78 Esas, 2009/39 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, bu suçun failinin örgüte üye olmayan kişilerden olması gerekmektedir. Silahlı terör örgütlerinin üyesi olan failin bu seçimlik hareketleri gerçekleştirmesi halinde ise, örgüt üyesi olmaktan TCK'nın 314/2, silah sağlama ve patlayıcı madde bulundurulması suçlarından ayrıca TCK'nın 314/3, 220/4. maddeleri delaletiyle TCK'nın 174/1-2 ve 6136 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, oluş, dosya kapsamı ve mahkeme gerekçesine göre. 06.03.2016 tarihinde Diyarbakır İli, Silvan İlçesi, 100.
Yıl okulunun arkasında bulunan bahçelik alanda bölücü terör örgütüne ait mühimmat saklanıldığına dair ihbar alınması üzerine yapılan araştırma ve çalışmalar neticesinde toprağa gömülü vaziyette mavi renkli büyük variller içerisinde silahlı terör örgütü tarafından kullanılan mühimmatların bir benzeri olan 10 adet roket mühimmatı, 13 adet roketatar fişeği, 1 adet uzun namlulu AK-47 marka silah, 75 adet AK-47 marka silaha ait fişek ve 4 adet içine fişek basılı şekilde AK-47 marka silah şarjörü, 1 adet el bombası ve benzeri askeri malzemelerin ele geçirilmesi, mühimmatın çıkarıldığı alanın ise sanığın evine yaklaşık 60 metre uzaklıkta olması,
ele geçirilen mühimmatların sarılı olduğu siyah renkli naylon poşet üzerinde yapılan inceleme neticesinde sanığa ait sol el serçe parmak izinin tespit edilmesi, ele geçirilen bir kısım mühimmatların sarılı olduğu bez parçasında üzerinde yapılan kriminal incelemede, bez parçasında bulunan DNA profilinin sanıktan alınan sıvı kan örneğinden elde edilen DNA profili ile uyumlu olması şeklinde gerçekleşen olayda; özellikle 06.03.2016 tarihli ihbarda, sanığın etrafında “koçarlar” lakabıyla tanındığı, bölücü terör örgütüne ait silahları ve mühimmatı sakladığının ifade edilmesi,
yine sanığın sokağa çıkma yasağı başlamadan önce hendeklerde nöbet tutan teröristlere yemek götürdüğü yönündeki tanık teşhis ve beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve TCK’nın 174/1-2 maddesinde düzenlenen suçları da oluşturacağı nazara alınmaksızın delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde örgüte silah sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/748, K. 2021/3951, 26 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama