KÜNYE
16. Ceza Dairesi 2020/752 E., 2021/4157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Örgüte üye olmaktan anlaşılması gereken, örgütü kuranlar veya yönetenler dışında kalmakla beraber, örgütün amaçlarını benimseyerek verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaktır.
Bu bakımdan sadece dışarıdan örgütün programının, örgüt faaliyetlerinin benimsenmesi yeterli değildir. Örgüte katılanın örgüte bir katkı sağlaması gerekir. Bu katkının maddi olması ise şart değildir. Kişinin verilen görevleri yerine getirmeye hazır olması da örgütü güçlendiren bir durumdur. Bu kişinin sadece varlığı bile üye olmak için yeterli olacaktır. Böylece örgüte üye olma fiili, örgüte kendi gücünü, enerjisini sunma, istendiği zaman kendisinden yararlanılabileceğini kabul etme, örgütü en azından potansiyel olarak güçlendirme şeklinde açıklanabilir.
Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine
saygı duymak örgüt üyeliği için yeterli değildir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Oluş, mahkeme gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın dosya kapsamına yansıyan ve kabule esas alman eylemlerinin, DHKP/C silahlı terör örgütünün cebir şiddet içeren eylemlerini öven, meşru gösteren nitelikte olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik açısından bakıldığında, bu haliyle sanığın, DHKP/C silahlı terör örgütüyle organik bağ kurduğunu ya da örgütün hiyerarşisine dahil olduğunu göstermeyeceği, ancak;
Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında halen İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/203 esas sayılı dosyasında, suç tarihi 11.03.2009 olan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan derdest dava olup, kovuşturma aşamasında olduğunun anlaşılması karşısında, her ne kadar suç, yakalanma ve iddianame tarihlerine bakıldığında her iki suç yönünden temadinin kesildiği görülmüş ise de, sanığın halen derdest olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/203 esas sayılı dosyasında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum olma ve bu durumda örgüt ile irtibatının devam edip etmediği hususlarının gündeme gelebileceği nazara alındığında,
öncelikle her iki dosyanın birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde anılan dosyanın onaylı bir örneğinin dosya içerisine konulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/752, K. 2021/4157, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama