KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2008/3222 E., 2008/7002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Ancak, dava konusu alacak miktarı itibarıyla, davanın HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşmalı olarak incelenebilecek sınırın altında olması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin daha önce Adakent Konut Yapı Kooperatifi olarak kurulan kooperatifi devraldıklarını ve işletme kooperatifi olarak faaliyet gösterdiklerini, üyeleri olan davalının ödemelerini bir süre yerine getirdikten sonra kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, kooperatifin önceki yönetimi tarafından istifanın kabul edildiğini, ancak kat mülkiyetine geçilemediği için ferdileşmeye geçilemediğini, davalının tüm hizmetlerden yararlanmaya devam ettiği halde aidat ve ödemelerini yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 7.871.000.000-TL'nin aylık %10 gecikme faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, bu nedenle talepte bulunulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, konut kooperatifinin işletme kooperatifine devredildiği, davalının istifasının devirden önce olduğu, davalının hizmetlerden yararlandığı, bu nedenle aidat borcundan sorumlu olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne 7.871,00-YTL’nin, anapara borcu 5.150,00-YTL’ye aylık % 10 faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava kooperatif üyeliğine dayalı ödenmeyen aidat borcu ile istifanın kabulünden sonra devam eden giderler ile hizmet bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece iki ayrı kalem için de aynı dönemlere ilişkin aidat bedelleri üzerinden, genel kurulda belirlenen oranda faiz uygulanmak suretiyle alacağın tahsiline hükmedilmiş ise de, davalının istifadan önceki döneme ilişkin borcu yönünden bu şekilde hüküm kurulması yerinde olmakla beraber, üyeliğin istifa ile sona ermesinden sonra yararlanılan hizmet bedelleri yönünden araştırma ve inceleme yeterli bulunmamaktadır.
Esasen, davalı istifa etmiş olsa da istifa tarihine kadar olan aidat borçlarından sorumlu olduğu gibi, istifanın kabulünden sonra da, konutu için yapılan masraflar ile hizmetlerden dolayı fayda elde etmiş olduğundan, bu faydanın maliyetine de katlanmak zorundadır.
Ancak, kooperatif ile ortağı arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen, bu ilişkide uygulanacak kuralları belirleyen ve ortakları bağlayıcı bulunan genel kurul kararlarının; ortak olmayan, genel kurullara katılma, oy kullanma ve iptal davası açma hakkı bulunmayan davalı yönünden de uygulanması mümkün olmadığından istifadan sonraki dönem için, davalının sorumluluğunun genel kurul kararları ile belirlenen aidat ile gecikme
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2008/3222, K. 2008/7002, 4 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama