KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9350 E., 2011/5604 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sonucu 389 ada 664 parsel sayılı 1.352.009,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 389 ada 664 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, fen bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün davalı Hazine, (B) harfi ile gösterilen bölümün davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, genel mahkemede açılan tapu iptal ve tescil davası olup, kadastro mahkemesinde açılan tespite itiraz davası değildir.
Genel mahkemelerde açılan tapu iptal ve tescil davalarının kabulü halinde, sadece tapu kaydı iptal edilecek kısma yönelik tescil hükmü kurulması gerekmekte olup kalan bölüm yönünden tapu kaydı geçerliliğini koruduğundan bu bölüm hakkında tescil hükmü kurulması infazda tereddüt oluşturacaktır.
Somut olayda mahkemece, çekişmeli taşınmazın, tapusunun iptaline karar verilen ve fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9350, K. 2011/5604, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama