KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/7683 E., 2012/7394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Balıklı Köyü çalışma alanında bulunan 135 ada 3 parsel sayılı 13080,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile 360 payın davacı adına tesciline, kalan 19800 payın ise davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin tarafların ortak miras bırakanı ...'na ait olduğu ve mirasçıları arasında geçerli bir taksim olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmazın kadastro tespiti, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak yapılmıştır.
Davalı, taşınmazın babası Rauf'tan kendisine miras kaldığını, köy dışında oturduğu için taşnımazla ilgilenmesi, ekip biçmesi için davacı ve ailesine bıraktığını, mülkiyeti devretmediğini beyan etmiş, davacı ise taşınmazın babası tarafından ihya edildiğini, babasının ölümü ile paylaşma sonucu kendisine kaldığını ileri sürmüştür.
Keşifte dinlenen bir kısım bilirkişiler ise taşınmazın tarafların kök miras bırakanları Süleyman ve ... tarafından kullanıldığını gördüklerini söylemişlerdir. Bu durumda uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanlarından kalıp kalmadığı, ortak miras bırakanlar ... veya ...'den kalması halinde mirasın usulünce paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü, kimin ne kadar süreyle zilyet olduğu noktasındadır.
Bu konuda yapılan araştırma yetersizdir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup saptanmalı, davalının dayandığı vergi kaydı getirtilip, kadastro sırasında uygulanıp uygulanmadığı araştırılmalı, Süleyman ve ...
Doğanoğlu'nun ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallar belirlenip, kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tarafların ortak miras bırakanı Süleyman ve ...'den mi kaldığı, yoksa tarafların kendi miras bırakanlarından mı kaldığı, kimin ne şekilde, ne zamandır zilyet olduğu sorulup saptanmalıdır.
Öte yandan, davalının dayandığı vergi kaydı taşınmaza uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin kime ait olduğu açıkça belirlenmelidir.
Taşınmazın, tarafların ortak miras bırakanından kaldığının belirlenmesi halinde terekenin, tüm mirasçıların katılımı ile geçerli bir taksime tabi tutulup tutulmadığı araştırılmalı, taksim varsa dava konusu taşınmazın kimin payına isabet ettiği, her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü, bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, kadastro sırasında kimler adına tespit edildikleri, taşınmaz almayan mirasçı varsa, miras payına karşılık ne aldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı;
davalının, duruşma sırasındaki beyanında davacının taşınmazı kendi iznine dayalı olarak kullandığını belirtmiş olması nedeniyle bu beyan üzerinde durulup, bilirkişi ve tanıklardan bu husus hakkında da diyecekleri sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında çelişki olduğu takdirde usulünce giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/7683, K. 2012/7394, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama