KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/9262 E., 2017/4530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2017
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 104 ada 105 parsel sayılı ....753,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hibe, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle .../... hissesi davalı ..., bakiye hisselerde dava dışı üçüncü kişiler adına tespit ve tescil edildikten sonra, taşınmazın tamamı satış suretiyle ....01.2010 tarihinde davalı ... adına kayden tapuya tescil edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazın murisi ... ...'ten intikal ettiği ve terekesinin mirasçılar arasında taksim edilmediği, çekişmeli taşınmazın ... tarafından tereke karşısında ....kişi konumunda bulunan ...'e satışının muvazaalı olduğu iddiasına dayanarak ...'e karşı taşınmazın muris ... ... adına tapuya tescili istemiyle dava açtıktan sonra; yargılama sırasında talep sonucunu, miras payı oranında tapu iptali ve tescil olarak açıklamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 104 ada 105 parsel sayılı taşınmazın kök muris ... ...'ten intikal eden kısmı olan .../...'i oranında tapu kaydının iptali ile iptal edilen .../... pay toplam 32 hisse kabul edilerek, ... hissesinin davacı ... adına, 27 hissesinin davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı ... tarafından çekişmeli taşınmazın iyiniyetle devralındığı savunulmuş ise de davalının, tarafların amcasının oğlu olması, taşınmazların murislerinden intikal ettiğini biliyor olması, davacı ile birlikte diğer kız kardeşlerin miras hisselerinden feragat etmesini gerektirecek bir nedenin varlığını bilebilecek durumda olması, bölgede kız evlatlara mirastan hisse verilmeme olayının yaygın olması, davalı ...'in bu durumu bildiği dolayısı ile iyiniyetle kazanımda bulunmadığı,
TMK.'nın 1023. maddesinde "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan ...'ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde düzenleme ilke ile bu ilkeyi tamamlayıcı madde niteliğindeki TMK'nın 1024/.... madesinde "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken ...'ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçimindeki düzenleme karşısında, davalı ...'in yolsuz tescile dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın miras payı oranında kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın 1988 tarihinde ölen muris ... ...'ten geldiği ve terekesinin taksim edilmediği iddiasıyla taşınmazın muris ... ... adına tescili istemiyle dava açmış ise de yargılama sırasında dosyaya sunduğu 08.....2014 tarihli dilekçesi ile yasal miras payını talep ettiğini, bu nedenle davada taraf olmayan ... ... mirasçılarının muvafakatlerinin alınmasının gerekmediği savunmuş; bir başka ifade ile talep sonucunun miras payına yönelik olduğunu açıklamıştır.
Muris ... ...'in ölüm tarihi itibariyle terekesinin TMK'nın 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur. Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. Bu nedenle de TMK'nın 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerin ancak tüm mirasçıların oybirliği ile yapılması mümkündür.
Dava da bir tasarrufi işlem olup, kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçılar tarafından birlikte ya da terekeye temsilci atanmak suretiyle dava açılması gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/9262, K. 2017/4530, 13 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama