KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/15997 E., 2020/1016 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacıların dayandığı 09.02.1935 tarih ve 1095 sıra numaralı tapu kaydından tedavül eden 09.11.1968 tarih ve 34 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğunun belirlenmesine göre sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak, dava konusu 3351 sayılı parsele uyduğu belirlenen ve davacıların murisi ... oğlu ... adına kayıtlı bulunan tapu kaydında miktar bulunmadığı, taşınmazın zeminde Marmara Denizine sınır olduğu,
tapu kaydının..., yol, ..., Tahir hudutlarıyla taşınmazın üç hududunu çevrelemekte ise de bir hududunun açıkta kaldığı, miktarı olmayan ve sınırları değişebilir nitelikteki tapu kaydına dayanılarak, kıyı kenar çizgisi yönünden araştırma yapılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1996/5-1997/3 sayılı ve 28.11.1997 sayılı içtihadı birleştirme kararı doğrultusunda kural olarak, mülkiyet hukuku yönünden kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi görevinin adli yargıya ait bulunduğu;
ancak, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idari yargı tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında, bunlara uygun şekilde kıyı kenar çizgisinin mahkemece saptanması gerektiği göz önünde bulundurularak buna uygun araştırma ve inceleme yapılması, kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 3351 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/15997, K. 2020/1016, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama