KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/125 E., 2015/54 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamından, olay günü gece saat 02.40 sıralarında yolda yürümekte olan tanık ...'ın, müştekiye ait market önünde 3 şahsı marketin kapısı ile uğraşırlarken görerek, polisi aradığı, tanığı fark eden şahısların kaçmaya başladıkları, ihbar üzerine olay yerine varan ekiplerin, tanığın bildirdiği eşgal bilgileri ve kaçış istikameti doğrultusunda sanığı bir aracın altına saklanmış halde yakaladıkları, diğer iki şahsın ise olay yerinden kaçtıkları, yakalamayı müteakip, olay yerinde bulunan tanığın, gördüğü şahıslardan birisi olarak sanığı teşhis ettiği, sanığın aşamalarda atılı suçu kabul etmediği,
yanında bulunan arkadaşı ... ile birlikte oradan geçmekte olduğu, hırsızlık eyleminin başka şahıslar tarafından gerçekleştirildiği yolunda savunmada bulunduğu anlaşılmakla; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesi uyarınca cezanın alt sınırının 3 yıldan başladığı,
tanık .. .'ın, market önünde 3 şahıs gördüğü yolundaki beyanı dikkate alındığında aynı yasanın 493/1-son maddesi uyarınca sanık hakkında 8 yıl ceza tertip edileceği, sanığın aynı neviden tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan anılan yasanın 522. maddesinin lehe uygulanamayacağı ve anılan yasanın 81/2. maddesi gereği cezadan artırım yapılması gerekeceği, 5237 sayılı TCK bakımından ise sanığın eyleminin 142/1-b ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 tarih 2012/1142 Esas 2013/17 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 119. maddesi kapsamında nitelikli konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun, 5271 sayılı CMK'nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğu, dolayısıyla suç tarihi dikkate alınarak işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı değerlendirilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Mahkemece, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK nın ilgili maddelerinin ayrı ayrı somut olaya tatbik edildiği.
765 sayılı TCK nın 493/1, 61 ve 81/2. maddeleri uyarınca sanığın neticeten 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 5237 sayılı TCK nın değerlendirilmesinde ise, aynı yasanın 142/1-b, 143 ve 35. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay; aynı yasanın 116/4 ve 35. maddeleri uyarınca 5 ay; aynı yasanın 151/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasına hükmedileceğinin karar yerinde gösterilerek tartışıldığı, yukarıda izah edildiği üzere sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK da yer alan 116/4 ve 119/1-c maddelerinin uzlaşma kapsamı dışında kaldığı,
bu halde sadece mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanabileceği, bir an için sanık ile müştekinin mala zarar verme suçu yönünden uzlaştıkları kabul edilse bile hırsızlık suçundan belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezası ile işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan belirlenen 5 ay hapis cezası toplamının, sanık hakkında neticeten belirlenen 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasından, sanığın aleyhine olduğu ve sonuç ceza bakımından sanık hakkında yapılan uygulamanın lehe olduğu kabul edilerek, aleyhe de temyiz bulunmaması nedeniyle mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden değerlendirme yapılmaması,
sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamış; bu yönde bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/125, K. 2015/54, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama