KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/1697 E., 2008/5070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... ... ... vekili ve davacı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 9.975 YTL'sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının kusur oranına isabet eden 4.987.50 YTL'sı tazminatın olay tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş 07.06.2004 tarihli dilekcesi ile davalının %60 kusur oranına göre talebini 997.50 YTL artırarak 5.985 YTL olarak islah edilmiştir.
Davalı A.... ... vekili kusur oranını kabul etmediklerini davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... aracı kazadan sonra satın aldığını savunmuş, diğer davalılar duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır. Davacı vekili ... Sigorta hakkında açtıkları davayı atiye terk etmiştir.
Mahkemece Yargıtay Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile; 4.777.50 YTL'sı tazminatın 22.04.2001 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... ... ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ... ... ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... Şirketi hakkında açılan davanın atiye bırakılmasına karar verilmiş; hüküm,
davalı ... ... ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin tüm ve davalı ... ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava TTK. 1301. maddesinden kaynaklanan halefiyet ilkelerine dayalı rücuan tazminat davasıdır. Bu tür davalarda sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Dolayısıyla, ödeme tarihi aynı zamanda üçüncü şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının, ödeme tarihi olarak kabulü gerekir.
O halde davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı 17.07.2001 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde olay tarihinden faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, davalı ... ... kendini vekille temsil ettirdiğine göre reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetli değil bozma nedeni ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden HUMK.'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/1697, K. 2008/5070, 4 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama