KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/4010 E., 2008/4644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın kusurlu olarak müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, karşı aracın trafik sigortasından alınan miktar indirildikten sonra, bakiye 4.336,00.YTL.tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre,2918 Sayılı Yasanın 109.maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya içerisindeki delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki, söz konusu trafik kazası 25.8.2004 tarihinde meydana gelmiş ve hasar bedelinin rücuen tazmini için davacı sigortaca yasal süresinde ve 30.11.2005 tarihinde davalı aleyhine icra takibine geçilmiştir.İcra dosyasında ödeme emri davalı borçluya 5.1.2006 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde 16.1.2006 tarihinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz dilekçesi verilmiştir. BK.nun 133. maddesi gereğince İcra takibi zamanaşımı süresini keser. Eldeki dava da takibin durduğu
tarihten itibaren yasal süresi içerisinde açılmıştır.Buna göre, dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğundan yargılamaya devamla varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/4010, K. 2008/4644, 16 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama