KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/5812 E., 2009/3115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde,davalı ... şirketine trafik sigortalı aracın müvekkili davacının oğlu ... ...’ya çarparak ölümüne neden olduğunu,araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu,davalının başvuruya rağmen tazminat ödemediğini açıklayarak,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.TL. Maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili,poliçe limiti ve kusur oranı ile sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre,davacının ceza mahkemesindeki davaya müdahil olarak ayrı ayrı 100.000,00.TL. Ve 50.000,00.TL.talep etmiş olması, eldeki davada ise fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00.TL. Talep etmiş olması karşısında,davanın değeri dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine,kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 4.maddesinde, “Alacağın bir kısmı dava olundukta, eğer son kısım ise, mahkemenin vazifesini tayinde müddeabihin kıymetine bakılır. Son kısım olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı olduğu takdirde alacağın tamamı nazarı itibare alınır. Alacağın tamamı münazaalı değilse dava olunan kısma bakılır. ” Hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekilince dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açılmış olmasına göre, davaya konu edilen ve çekişmeli olan miktarın (müddeabihin) davacı vekiline açıklattırılarak ya da aktüerya uzmanı bilirkişiden hesap raporu alındıktan sonra HUMK.nun 4. maddesi uyarınca görev hususunun değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2008/5812, K. 2009/3115, 14 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama