KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/10522 E., 2010/2783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkillerinin desteğinin kullandığı kamyonet ile çarpışması sonucunda ölümüne neden olduğunu ve müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 80.273,55 TL maddi ve toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan temerrüt faizleriyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, limitle ve kusur oranında sorumlu olduklarını, ölenin müterafik kusurunun bulunduğunu ve olay tarihinden faiz istenemeyeceğini savunmuştur.
Davalı işleten ve sürücü vekili, bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davacı ... bakımından 80.273,55 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, diğer üç davacı için ise 3.000,00’er TL manevi tazminatın, davalı sigortanın maddi tazminattan ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulması koşulu ile, davalılardan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı işleten ve sürücü vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nın 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve olay tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu hususta bir başvuru yapılmadan dava açılmış veya icra takibi başlatılmış ise, dava veya takip tarihinden temerrüt gerçekleşmiş sayılacaktır.
Somut olayda, daha önce davalı ... şirketine başvuru yapıldığı hususu ispat edilemediğine göre, dava tarihinden temerrüt faizi uygulanması gerekirken, olay tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
3-Diğer yandan, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup, davanın reddedilen kısımlarına ilişkin olarak, davacılar aleyhine hükmedilecek vekalet ücreti bakımından, her bir davacı için hem maddi hem de manevi tazminatlar için ayrı ayrı hüküm kurulması gereklidir. Mahkemenin bu hususlarda toplam olarak vekalet ücretine hüküm kurması da doğru değildir.
4-Ayrıca, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigorta genel şartlarının 1. maddesi uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluğu poliçede belirtilen limitle sınırlıdır. Bu nedenle, anılan genel Şartların 12/4. maddesi uyarınca, hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde de yargılama giderleri ile vekalet ücretinin, tazminat bedelinin, limite oranına göre hükmedilmesi gerekli olup, bu hususlarda davalı sigortanın müteselsilen sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
Bu itibarla mahkeme kararı açıklanan nedenlerle yanlış olup, hükmün bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/10522, K. 2010/2783, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama