KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/2029 E., 2009/4312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacılar vekillerince temyiz edilmiş, davacı ... Mal. Tic. A.Ş. vekilincede duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.6.2009 Salı günü davacı ... Mal. Tic. A.Ş. vekili Av. ....ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Davacı ... ve davalı ..... İşlem İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ... Mal. Tic. A.Ş. Ve ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl ve birleşen davada davacı vekilleri, davalı şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, borçlunun sahibi olduğu taşınmazları diğer davalı ...’ye satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, yapılan satışta bedeller arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir
Dava, İİK'nun 277. Ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalarda davacı, alacağını tahsil etmek için borçlu ile doğrudan veya dolaylı olarak hukuki işlem yapan şahıslar arasındaki tasarrufların İİK'nun 278, 279 ve 280. maddeleri gereğince hükümsüzlüğünü tespit ettirip, dava konusu mal veya mallar üzerinde haciz ve satış yetkisi elde ederek alacağını tahsil etme amacı taşımaktadır.
Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebilir
(Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genel olarak borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Somut olayda mahkemece, tasarrufa konu taşınmazların tapudaki bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan nedenlerle yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Getirtilen nüfus kayıtlarına göre 3. kişi durumundaki ...’nin davalı şirketin hakim ortağı olan ...’un teyzesi olduğu da anlaşılmış bulunmaktadır. Buna göre az yukarıda yapılan açıklamalar da nazara alınarak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın sadece bedel farkına hasredilmiş olduğu kanaati ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/2029, K. 2009/4312, 16 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama