KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/4321 E., 2009/6933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Düzce 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/3206 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına haciz konulan 81 BU 053 plaka sayılı aracın davacı tarafından noterde yapılan sözleşme ile 13.04.2007’de satın alındığını, böylece borçlu ile ilgisinin kalmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, trafik kaydına itibar ederek haciz işlemini yaptırdıklarını, satıştan haberdar olmadıklarını belirterek davanın reddine, kabul kararı verilecekse de yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu aracın mülkiyetinin noterde yapılan sözleşme ile 13.04.2007’de davacı üçüncü kişiye geçtiği,bu nedenle istihkak iddiasının kabulü gerektiği,ancak trafik kaydında gerekli tescil işlemini yaptırmayarak haczin konulmasına neden olduğu için de yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davacı üçüncü kişi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş,hüküm, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı alacaklı tarafın sorumlu tutulması gerektiği yönü ile davacı (üçüncü kişi) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
Somut olayda davalı alacaklı vekili duruşmaları takip ederek öncelikle davanın reddine,kabul kararı verilecekse yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiş, istihkak iddiasına karşı sözlü ya da yazılı bir kabul beyanında bulunmadığı gibi davanın açılmasından sonraki süreçte 27.02.2008 tarihli haciz ve muhafaza altına alma işleminden vazgeçme iradesini gösteren bir işlem de yapmamıştır.
Bu durumda davanın kabulü kararı verildiğine göre yargılama giderlerinin davalı alacaklıya yükletilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan istihkak davalarında, dava konusu mahcuzun değeri ile takibe konu alacak miktarından hangisi az ise dava değerinin de ona göre belirlenmesi,buna göre nispi karar ve ilam harcının aracın satış bedeli olan 6.550,00.-YTL üzerinden hesaplanması ve davada haksız çıkan alacaklı tarafa yükletilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması da hatalıdır.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/4321, K. 2009/6933, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama