KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2009/7828 E., 2010/863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın içinde bulunan müvekkillerinin desteğinin meydana gelen kazada öldüğünü ve bu nedenle zarar gördüklerini ileri sürerek, toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın üç davalıdan ve 35.000,00 TL manevi tazminatın ise ... şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, olay tarihinden faiz ve manevi tazminat istemlerinin reddini istemiştir.
Diğer iki davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların destekten yoksun kaldıkları ve manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacılar için ayrı ayrı 5.000,00’er TL manevi tazminat ile baba için 3.145,43 TL ve anne için 3.261,60 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle üç davalıdan tahsiline ... verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, katılma yoluyla davacılar ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş Ise de; kazada tarafların kusuruna ilişkin yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, dosyadaki kaza tespit tutanağı ile mahkemenin aldığı raporda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtilmiş olmasına rağmen, henüz kesinleşmemiş ceza davası dosyasındaki rapor esas alınarak tazminatın belirlenmesi de isabetli değildir.
Hükme esas alınan ceza dosyası raporunda 5/8 oranında fren patlamasına, 2/8 oranında davalı sürücüye ve 1/8 oranında ölen desteğe kusur verilmiştir. ... bu davada müteselsil olarak ... ile birlikte sürücü ve işletene karşı dava açılmış olup, fren patlamasında işletenin bakım kusuru söz konusudur.
Ayrıca HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumları ayrı olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının saptanması da uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Uzman olmayan trafik polis memurundan kusur konusunda rapor alınması doğru değildir. Bu itibarla mahkemece, ceza dosyası getirtilerek, yukarıda açıklanan ilkelere göre raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli kusur raporu alınarak, sonucuna göre hüküm kurulması gereklidir.
3-Davalı sigortanın temyiz istemine gelince, 2918 sayılı ....’nun 99. maddesi uyarınca, ... şirketine ihbar yazısının tebliğinden itibaren 8 iş günü içinde poliçe limiti dahilinde hasar bedeli ödenmediği taktirde ... şirketi temerrüde düşer. Bu durumda mahkemece, davalı ... şirketine bir ihbar yazısının gönderilip gönderilmediği araştırılarak temerrüt tarihi tespit edilmesi, tebliğ yapılmamışsa dava tarihinden itibaren faize
hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/7828, K. 2010/863, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama