KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/10210 E., 2011/3787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda zarar gören üçüncü kişiye tazminat ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ileri sürerek, üçüncü kişiye ödenen tazminatın sigortalıdan rücuan tahsilini talep etmiştir. Ödenen tazminatın, sürücünün alkollü olması nedeni ile rücu edilebilmesi için, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması gerekir.
Kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün alkollü ve tam kusurlu olduğu belirtilerek tutanak düzenlenmiş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, diğeraraç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, tutanak tanıklarının dinlenmesini talep etmiştir.
Kazanın meydana geliş biçimine ilişkin çelişkinin giderilmesi için, tutanak tanıkları dinlenerek kusur durumu ve kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/10210, K. 2011/3787, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama