İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/12141 K.2011/3214

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2010/12141Karar2011/3214Tarih7 Nisan 2011Okuma5 dk · 1.000 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/12141 E., 2011/3214 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.000 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde, her türlü yasal delile dayandığını bildirmiş olduğundan, davalıların borçlu ile olan ilişkilerinin ve borçlunun durumunu bilebilecek durumda oldukları konusunda delillerini ikmal için süre verilmesi, taraf delilleri toplanarak birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.

6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek için borcun doğumundan sonra yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların, geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Aynı yasanın 25. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede

bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Yine aynı yasanın 31. maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir.

Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda, davalı borçlu ... Çanta Deri Konfeksiyon San. ve Tic. Ltd.

Şti.ne ait 2611 ada 2 sayılı parsel üzerindeki 1, 9, 10, 11 ve 15 nolu bağımsız bölümler davalılardan ...’e, Hayri tarafından 1, 9, 10 ve 15 nolu bağımsız bölümler davalı ...’ye, Adem tarafından ...’e, Adnan tarafından da 1 nolu bağımsız bölüm davalılardan ... ve ...’e, 9, 10 ve 15 nolu bağımsız bölümler ise davalı ...’a satılmıştır. Dava konusu 11 nolu bağımsız bölüm ise davalı ... tarafından davalı ...’e, onun tarafından da davalı ...’e satılmıştır.

Davacı tarafından açılan dava sonucunda sözü edilen bu taşınmazlara ilişkin davanın kabulü ile yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş, Dairemizce hükmü temyiz edenlerden ...’ün temyiz itirazlarının reddine, diğer davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...’nün temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.

Böylece davalılardan üçüncü kişi konumunda olan davalı ... ile hükmü temyiz etmeyen ve beşinci kişi konumundaki ... ve altıncı kişi konumunda olan davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar kesinleşmiş olmaktadır. Dosya arasındaki tapu sicil müdürlüğünün yazısı ile 15 nolu bağımsız bölümün en son malikinin dava dışı Abdülkadir Akın olduğu bildirilmiştir. Bu durumda;

1)1 nolu bağımsız bölüme ilişkin önceki hükmü temyiz eden dördüncü kişi konumundaki davalı ... ile altıncı kişi konumundaki davalılar ... ve ...’in borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanamaması nedeniyle haklarındaki davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de davalı üçüncü kişi ... aleyhindeki önceki karar temyiz itirazlarının reddi nedeniyle, beşinci kişi ... ise aleyhindeki önceki kararı temyiz etmemesi nedeniyle

kesinleşmiştir. Ancak sözü edilen bağımsız bölüm Hayri ve Adnan tarafından elden çıkarılmış olduğundan bu davalılar yönünden dava bedele dönüşmüş bulunmaktadır. Bu durumda davalılar ... ve ...’in taşınmazları elden çıkardıkları tarihteki gerçek değerleri oranında ve davacı tarafın alacak ve ferileri ile sınırlı biçimde tazminata mahkum edilmeleri gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

2) Dava konusu 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; bu taşınmazlar yönünden de davalı ...’nün borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de davalılardan üçüncü kişi ... yönünden aleyhindeki önceki karar temyiz itirazlarının reddi nedeniyle, beşinci kişi ... ile altıncı kişi ... ise aleyhlerindeki önceki kararı temyiz etmemeleri nedeniyle kesinleşmiştir.

Bu durumda davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulü ile yapılan tasarrufların iptaline ve davacı tarafa taşınmazlar üzerinde cebri icra yapma yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır

3)Dava konusu 11 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazları yönünden; dava konusu 11 nolu bağımsız bölüme ilişkin davada dördüncü kişi ... ile beşinci kişi ...’ün borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanamaması nedeniyle haklarındaki davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de üçüncü kişi konumundaki davalı ... aleyhindeki önceki karar temyiz itirazlarının reddi nedeniyle kesinleşmiştir. Bu durumda ...’ün taşınmazı elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve davacı tarafın alacak ve ferileri ile sınırlı biçimde tazminata mahkum edilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

4)Dava konusu 15 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazları yönünden; davalı dördüncü kişi ...’nün borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta ise de davalılardan üçüncü kişi ... yönünden aleyhindeki önceki karar temyiz itirazlarının reddi nedeniyle,

beşinci kişi ... ile altıncı kişi ... ise aleyhlerindeki önceki kararı temyiz etmemeleri nedeniyle kesinleşmiştir.Bu durumda sözü edilen taşınmazın davadan sonra dava dışı ...’a satılıp satılmadığının tapu sicil müdürlüğünden sorularak taşınmaz davalı ... tarafından elden çıkarılmış ise davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılara yönelik davanın bedele dönüşmesi nedeniyle davalılar ..., ... ve ...’ın taşınmazı elden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve davacı alacaklının asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olacak biçimde tazminata mahkum edilmeleri,

... taşınmazı elden çıkarmamış ise yapılan tasarrufun iptali ile davacı tarafa cebri icra yapma yetkisi tanınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır

5)Kabule göre de vekalet ücretinin hangi değer üzerinden hesaplandığının gerekçede gösterilmemiş olması da doğru bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılardan ..., ... ve ...’a ilişkin olarak BOZULMASINA 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/12141, K. 2011/3214, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12141
Karar No
2011/3214
Tarih
7 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/12143 K.2011/5757
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/12147 K.2011/4423
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/12148 K.2011/4421
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/12152 K.2011/2122
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/12152 K.2011/5016
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/12153 K.2011/1744

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.