KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/4436 E., 2010/9893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Koçarlı Sulh Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı kazada müvekkiline kasko sigorta sözleşmesiyle sigortalı aracın hasarlandığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilince sigortalısına 21.11.2007 tarihinde 2.773,00 TL zararının ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, duruşmada kusurlu olmadıklarını ve davayı kabul etmediklerini savunmuşlardır.
Mahkemece, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne, anılan meblağın ödeme tarihinden faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK'nın 1301. maddesi kapsamında rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hasar miktarına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, davacı sigortaca sunulan eksper raporuna göre tazminat miktarı kabul edilmiştir.
Oysa, davalılar davanın esası yönünden davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, BK'nın 42. ve devamı maddelerine göre gerçek zararın tespiti gerekmektedir. Gerçek zarar, uzman bilirkişi incelemesi ile saptanmalıdır. Davacı tarafın, maddi zarar miktarını tek taraflı olarak belirleyip, düzenlettirdiği belge ve faturalara itibar edilemeyeceği açıktır.
O halde; mahkemece, hasar miktarına ilişkin olarak, HUMK'nın 275. ve devamı maddeleri uyarınca konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak ayrıntılı, gerekçeli denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2010/4436, K. 2010/9893, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama