İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/15611 K.2013/4402

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2012/15611Karar2013/4402Tarih28 Mart 2013Okuma6 dk · 1.225 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2012/15611 E., 2013/4402 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.225 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasarı karşılamadığını, tesbit raporuna göre araçta 40.275 TL tutarında hasar olduğunu belirterek 40.275 TL'nın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, olayın emniyet görevlilerine kazadan 6 saat sonra haber verildiğini, sürücünün kim olduğunun alkollü olup olmadığının belirlenemediğini, aracın sağ yan kısmındaki sürtünmeler ile motor kaputunun üzerindeki dikey hasara neden olabilecek nesnelerin kaza mahallinde bulunmadığnı, kaza yeri ile aracın hasarının uygunluk sağlamadığını, aracın çarpıldığı iddia edilen yer ile park halinde bulunduğu yer arasında 200 metre mesafe olduğu,

bu mesafe arasında fren izine dahi rastlanmadığını, kaza tesbit tutanağının düzenlenmediğini, tek taraflı olarak yaptırılan ve kendilerine tebliğ edilmeyen tespit raporunu kabul etmediklerini, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığından ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiğini, hasarın teminat kapsamında olmadığını ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından kasko sigorta şirketi aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.

Davacı kooperatife ait aracın 13.2.2009/13.2.2010 vadeli kasko poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalattırıldığı ve sigortalı araçtaki hasarın (rizikonun) poliçe yürürlük süresi içerisinde, 30.1.2010 tarihinde meydana geldiği ihtilaf konusu değildir.

Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya harekette bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cismle çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, TTK'nin 1282.maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının, ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı kasko poliçesi genel şartlarının B.1.5.maddesi ve TTK'nin 1292/3.maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı bir şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko

teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfesi sigortalıya geçer.

Yine 6100 sayılı HMK'nin 266.maddesi gereğince "Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir".

Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; olayın 30.1.2010 tarihinde saat 03.00 sıralarında meydana geldiği, sigortalı aracın sürücüsü dava dışı ...'nun karakolda 30.1.2010 tarihinde saat 11.10'da verdiği ifadesine ve davalı sigortacıya sunduğu 12.2.2010 tarihli beyan dilekçesine göre.

Osmaniye'den Kadirli'deki evine dönerken yorgunluk, dalgınlık ve uyuması sonucu araçla soldaki orta refüje çarptığı, çarpmadan sonra aracın 200 metre kadar savrulup sürüklenerek durduğu, sürücünün aracın ruhsatını alarak evine gittiği, sabah 09.00'da kazayı polise ihbar ettiği, olayın hemen ihbar edilmemesi nedeniyle kaza tesbit tutanağı düzenlenmediği ancak resmi görevlilerce olay yeri basit krokisinin çizildiği ve görgü tesbit tutanağının düzenlendiği, olay yerinin ve aracın incelendiği, hasarlarının ayrıntılı şekilde tesbit edildiği, orta refüj kaldırımın taşında kırılmalar olduğu,

çarpıldığı iddia edilen yer ile aracın park halinde durduğu 200 metrelik mesafe içinde, belli aralıklarla tampon kuşağı kırığı parçası ile siyah sünger parçalarının bulunduğu ayrıca aracın en son durduğu yere yakın mesafede yakıt ve yağ lekelerinin ve en son durma noktasına 2 metre mesafede yolda 2 metre sürünme izleri olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca olay yerinin fotoğrafları çekilmiştir.

Ekspertiz raporuna göre 2.2.2010 tarihinde olay, davalı sigortacıya ihbar edilmiş, eksper incelemesi sonucu sigortalı araçta oluşan hasarlar tek tek belirlenmiş, aracın onarımının ekonomik olmayacağı, pertinin uygun olduğu, 2.el piyasa rayiç değerinin 30.000 TL, sovtaj bedelinin 13.000 TL olacağı tesbit edilmiştir. Sürücü, olayı 6 saat kadar sonra bildirdiğinden alkol ölçümü yapılmamıştır.

Sigortacı-hukukçu bilirkişi raporunda, dosyadaki fotoğraflar renkli ve orjinal olmadığından motor kaputundaki hasarların tespit edilemediği kazanın ihbar edildiği şekilde meydana gelmesi halinde aracın sol kısmı ile refüje çarpmasının gerektiği, zira aracın sağ tarafı ile çarpmış olması halinde refüjdeki trafik levhasının hasarlanmamasının mümkün olmadığı, yine böyle bir hasar sonrası 200 metre sürüklenmesinin de muhtemel bulunmadığı, aracın sol tarafı ile refüje çarptığının kabulü halinde de aracın sağ çamurluk ve kaporta tarafında meydana gelen ciddi boyutlardaki hasarların açıklanamadığı,

aracın sağ tarafındaki hasarın beyan edilen kaza sonucu oluşmayacağı kazanın belirtilen mahalde meydana gelmediği, ihbar külfetine açıkca aykırı davranıldığı, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığı, ispat yükünün davacı tarafa geçtiği bildirilmiştir. Davalı taraf, hasar ile kazanın oluş şeklinin uyumlu olmadığını, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını, geç ihbarda bulunulduğunu, hasarın teminat kapsamında kalmadığını savunmuştur.

23.3.2010 tarihinde araç üzerinde davacı tarafın talebi ile hasar tespiti yapılmış ve tespit raporu alınmıştır.

Davacı vekili, keşif yapılarak araç üzerinde incelemede bulunulmasını, kazanın oluşu ile hasar arasında illiyet bağı olup olmadığının bu şekilde tesbit edilmesini talep etmiş; bu konuda verilen ara kararları müracaat edilmediğinden bahisle yerine getirilememiş, daha sonra da mahkemece, kaza tarihinden itibaren uzun zaman geçtiğinden olay yerinde delil, emare kalmadığı, keşiften sonuç elde edilemeyeceği gerekçesiyle keşif ara kararından dönülmüştür.

Mahkemece sigortacı-hukukçu bilirkişi raporuna istinaden oluş şekli ile araçtaki hasarların uyumlu olmadığı, aracın sağ tarafındaki hasarların nasıl oluştuğunun açıklanamadığı, doğru ihbar mükellefiyetine açıkça aykırı davranıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Dosya kapsamına göre davacı sigortalının rizikonun gerçekleşme şeklini kasten ve iyiniyet kurallarına açıkca aykırı olarak bildirdiği sabit olmamıştır.

Rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmaktadır. İspat külfeti sigortacıda olmakla, sigortacı rizikonun ihbar edilenden de farklı şekilde oluştuğunu ve aracın sigorta teminatı dışında başka yerde hasarlanıp olay yerine getirilmediğini soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır.

Ayrıca sigortacı-hukukçu bilirkişi araç hasarı, hasar ile oluş şekli arasında uygunluk bulunup bulunmadığını değerlendirme konusunda uzman değildir. Konunun uzmanı olmayan ya da bu hususlarda ne şekilde uzmanlığı olduğu anlaşılamayan bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.

Bu durumda mahkemece, ispat hakkının yer değiştirmediği, olayın ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediği ve bu gerçekleşme şeklinin kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığı hususunun, somut delillerle, davalı ... tarafından kanıtlanması gerektiğinin kabulü ile olay yerine ilişkin resmi görevlilerce çekilen renkli fotoğrafların dosyaya getirtilmesi,

daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan gerektiğinde sigortalı araç üzerinde dahi inceleme yaptırılarak tüm dosya kapsamına, resmi görevlilerce düzenlenen görgü tesbit tutanağına, olay yeri krokisine, ekspertiz raporuna, fotoğraflara göre kazanın oluş şekli ile sigortalı araçta meydana gelen hasarın uygun, uyumlu olup olmadığı,

bu kazada bu hasarların meydana gelip gelmeyeceği, kaza ile hasarın uyumlu olması halinde, davacı aracında oluşan hasar miktarı, aracın pertinin mi onarımının mı uygun olduğu hususlarında gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporunun, davacı iddiasının, davalı savunmasının ve itirazlarının irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ...,... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/15611, K. 2013/4402, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15611
Karar No
2013/4402
Tarih
28 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/15612 K.2013/4387
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/15613 K.2013/12734
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/15613 K.2013/4407
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/15614 K.2013/3273
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/15615 K.2013/4109
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/15616 K.2013/4100

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.